Mukaddes yolculuk Umre-Umre seyahati nasıl yapılır

MUKADDES YOLCULUK UMRE

    Dünya üzerindeki tüm Müslümanların ömürlerinde bir kez olsun yapmak istedikleri ibadetlerden biri de umredir. Kâbe-i Muazzama’yı içinde bulunduran, Allah (c.c)’in Beled’ül Emin diyerek emin kıldığı belde Mekke şehrini ziyaret edip orada ibadet etme işlemine Umre denilmektedir. Bu kutsal görevi yerine getirmek için dünyanın dört bir yanından Müslümanlar bu beldeye adeta akın ederler. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yüreği Allah ve Peygamber aşkıyla yanan birçok insan umre yolculuğuna başvurmaktadır.

Umre yolculuğu hakkında

   Çeşitli firmalar, bu mukaddes beldelere her yıl düzenli olarak turlar hazırlamaktadır. Bu turlar kapsamında birçok yer ve mekân ziyaret edilebilmektedir. Umre turları, kişi sayısına ve kalınacak gün sayısına göre ve de verilen hizmetlere göre değişiklik göstermektedir. En uygun fiyatla belirlenen turları dahi tercih edenler yolculuk bitiminde çok memnun ayrılmaktadır. Hizmet kalitesinden ödün vermeden tüm imkânları sunarak bu ibadeti gerçekleştirmenize vesile olan çok kaliteli firmalar vardır. Hazırladığımız programlar çerçevesinde; Konaklama, gidiş-dönüş uçak bileti, vize işlemleri, bavul ve çanta tedarik etme, yeme ve içme işlemleri ve ulaşım masrafları bu firmalar tarafından karşılanmaktadır. Ayrıca havalimanında karşılama ve rehberlik hizmetleri de bu programlar dâhilindedir. Böylece hiçbir sorun yaşamadan sadece ibadetinize odaklanarak geçireceğiniz bir umre seyahati olacaktır.

Umre yolculuğu fiyatları

Her sene farklılık gösteren umre fiyatları Euro üzerinden değerlendirilmektedir. Buna göre; 15 günlük bir tur iki kişilik bir gurup için 995 Euro olarak belirlenmektedir. Bu fiyata tüm umre hizmetlerimiz ve uçak bileti de dâhil edilmiştir. Siz sadece pasaportunuzu alacaksınız gerisini firmalar sizin adınıza hazırlayacak ve size sadece bu ibadete hazırlanmak kalacaktır. Fiyat listesi google üzerinden arama yaparak bütçenize uygun olan umre programları kısmına göz atabilir ve fikir edinebilirsiniz. Verdiğimiz kaliteli hizmet ile bu kutsal görevi yerine getirirken firma rehberleri sizinle birlikte olacak ve uzman hocalarımız eşliğinde umre ibadetini en kapsamlı şekilde tamamlayacaksınız. Nafile olan umre ibadeti, kurban bayramının başlangıcı, sonu ve arife günü dışında her vakitte yapılabilmektedir. Yılın her mevsiminde düzenlenen umre programlarına her zaman başvuru yapabilirsiniz.

İnterrail Bilet Fiyatları 2019

Interrail Bilet Fiyatları 2019

Yaz ayları yaklaşırken tatil planları da yapılmaya başladı. Özellikle gençlerin hayallerinde henüz iş hayatına girmeden Avrupa turu yapmak var. Interrail nedir sorusunun cevabı da işte bu hayalde gizli.

Interrail Nedir?

Interrail, Avrupa’da anlaşmalı ulaşım araçlarını kullanmak için ekonomik ulaşım sağlayan bir geçiş sistemidir. Demiryolu, kara taşımacılığı ya da deniz taşımacılığı için uygun fiyatlar sunulmaktadır. Bu sistemde, sisteme dahil olan tüm ülkelerde ya da yalnızca bir ülkede sınırsız ya da belli sayıda gün için geçerli ulaşım olanağını toptan satın almış olursunuz.

Genel olarak iki farklı biletten bahsedebiliriz:

l Interrail Global Pass: Avrupa’nın 30 ülkesinde geçerlidir. Tercihe göre 3 gün ile 3 ay arasında ulaşım seçenekleri vardır.

l Interrail Bir Ülke Pass: Yalnızca seçeceğiniz bir Avrupa ülkesinde geçerli olan bir ay içinde 3 ile 8 gün arasında sınırsız dolaşım hakkına sahip olacağınız seçenektir.

Interrail Hangi Ülkelerde Geçerlidir?

Interrail sistemine 30 Avrupa ülkesi dahil olmuştur. Interrail ülkeleri aşağıda alfabetik olarak sıralanmıştır.

  •  Almanya
  •  Avusturya
  •  Belçika
  •  Bosna- Hersek
  •  Bulgaristan
  •  Çek Cumhuriyeti
  •  Danimarka
  •  Finlandiya
  •  Fransa
  •  Hırvatistan
  •  Hollanda
  •  İngiltere
  •  İrlanda Cumhuriyeti
  •  İspanya
  •  İsveç
  •  İsviçre
  •  Almanya
  •  Avusturya
  •  Belçika
  •  Bosna- Hersek
  •  Bulgaristan
  •  Çek Cumhuriyeti
  •  Danimarka
  •  Finlandiya
  •  Fransa
  •  Hırvatistan
  •  Hollanda
  •  İngiltere
  •  İrlanda Cumhuriyeti
  •  İspanya
  •  İsveç
  •  İsviçre
  • Litvanya
  • Karadağ
  • Lüksemburg
  • Macaristan
  • Makedonya Cumhuriyeti
  • Norveç
  • Polonya
  • Portekiz
  • Romanya
  • Sırbistan
  • Sırp Cumhuriyeti
  • Slovakya
  • Slovenya
  • Türkiye
  • Yunanistan

Yukarıda yer alan 30 ülkeden yalnızca Bosna Hersek ve Karadağ Interrail Bir Ülke Pass sistemine dahil olmamıştır.

Bu olanaktan:

  • Yukarıda yer alan ülkelerde ikamet eden ülke vatandaşları ile
  • Yine yukarıda yer alan ülkelerde ikamet ettiğini resmi olarak belgeleyen diğer ülke vatandaşları faydalanabilir.
  • Interrail Bilet Fiyatları 2019

    Bu olanaktan her yaş grubundan gezginler yararlanabilir. Lakin interrail bilet fiyatları 2019 her yaş grubu için farklı fiyatlandırma yapmaktadır. Fiyatlandırma için temel olarak 4 grup belirlenmiştir.

    • Yetişkinler (28 yaşından büyük kişiler)
    • Senyörler (60 yaşından büyük kişiler)
    • Gençler (29 yaşından gün almamış kişiler)
    • Çocuklar (1 yetişkinin refakatinde olmak koşulu ile)

    4 yaşından küçük çocuklar bilet kesilmeden ya da kesilerek ücretsiz olarak seyahat edebilirken; 4-12 yaş arası çocuklar bilet kesilerek ücretsiz seyahat edebilirler. 1 yetişkin başına çocuk sayısı 2 olup, 2’den fazla çocukla seyahat etmek isteyen bir yetişkin üçüncü ve diğer çocuklara genç kategorisinden bilet almalıdır.

    Interrail Global Pass ücretleri 1. Mevki ve 2. Mevki için farklılık göstermektedir. 1 ayda 3,5, 7 gün ve 2 ayda 10 ya da 25 gün kullanılmak üzere esnek bilet alabilirsiniz ya da 15 gün, 22 gün, 1 ay, 2 ay ve 3 ay sürekli kullanmak üzere de bilet alabilirsiniz. Bilet fiyatları mevki ve kullanacağınız gün sayısına göre farklılık göstermektedir.

    Global Pass için interrail bilet fiyatları aşağıda özetlenmiştir.

    Genç Senyör Yetişkin
    1. Mevki 2. Mevki 1. Mevki 2. Mevki 1. Mevki 2. Mevki
    3 gün (1 ayda) 224,00 168,00 262,00 196,00 291,00 218,00
    5 gün (1 ayda) 289,00 217,00 338,00 254,00 376,00 282,00
    7 gün (1 ayda) 343,00 258,00 401,00 302,00 446,00 335,00
    10 gün (2 ayda) 411,00 308,00 481,00 361,00 534,00 401,00
    25 gün (2 ayda) 505,00 379,00 591,00 444,00 657,00 493,00
    15 gün (sürekli) 454,00 341,00 531,00 399,00 590,00 443,00
    22 gün (sürekli) 530,00 398,00 621,00 466,00 690,00 518,00
    1 ay (sürekli) 686,00 515,00 804,00 603,00 893,00 670,00
    2 ay (sürekli) 750,00 562,00 878,00 658,00 975,00 731,00
    3 ay (sürekli) 924,00 693,00 1.082,00 812,00 1.202,00 902,00

        

    * Fiyatlar TCDD kurumsal sayfasından alınmıştır ve Avro cinsindendir. Bilet satışı esnasından ödemeler ise TL cinsinden yapılmaktadır.

    Interrail Bir Ülke Pass ücretleri belirlenirken ise ülkeler kategorilere ayrılmıştır.

    • A Grubu: Almanya, İngiltere
    • B Grubu: Norveç, İspanya, İsveç
    • C Grubu: Avusturya, İsviçre
    • D Grubu: Benelux, Danimarka, Finlandiya, İrlanda
    • D+ Grubu: İtalya
    • E Grubu: Yunanistan, Macaristan, Portekiz, Romanya
    • F Grubu: Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Makedonya, Litvanya, Polonya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye
    • Interrail Greek Islands Pass: Attica Grubun İtalya- Yunanistan arası feribotu ile Yunanistan ve Yunan Adaları

    Tek ülke seçimlerinde 1 ayda 3,4,5,6 ve 8 gün ulaşım hakkı seçenekleri mevcut olup, fiyatlar kategorilere göre farklılık göstermektedir. En pahalı bilet fiyatları A Grubundaki ülkeler için iken en ucuz olanlar F Grubu ülkelerdir.

Tiran Arnavutluk gezilecek yerler

TİRAN`A GİDİŞ HİKAYEM VE ARNAVUTLUĞUN BİTMEK BİLMEYEN YOLLARI

Temmuz ayının başlarındayız 10 gün kadar yıllık izindeyim balkanlar güzel olur düşüncesiyle balkanlar turu yapmaya karar verdim, Karadağ, Hırvatistan, Bosna ve Sırbistan`ı gezeceğim. İlk durağım Karadağ`ın Budva şehri olacak, Balkanları gezmenin en kolay ve ucuz yolu kendi arabanızla gitmek, bunun için tek gerekli olan aracınıza yeşil sigorta denilen uluslararası sigortadan yaptırmak. (bunun için yeşil sigorta yazımı inceleyin).

İpsala sınır kapısından çıktık yola, ilk  durağımız Kavala oldu, 2 saatlik molanın ardından Selanik istikametine devam ediyoruz ve Selanikten Yünanistan `ın kuzeyine  doğru ilerliyoruz hedefimiz Kosova oradanda Budva olacak. Birden hatırlıyorum yeşil sigorta Kosova`da geçerli  değil çünkü Kosova`nın kendi sigortası var. İnternetten fiyatına bakıyorum 50€ bir haftalık fiyatı olduğu yazıyor, ya 50€ verip Kosovadan geçeceğim yada alternatif rota olan Arnavutluğa gireceğim ve Tiran üzerinden Budva`ya gideceğim.  50€ büyük para o yüzden Arnavutluk üzerinden gitmeye karar veriyorum ve Arnavutluk macerası başlamış oluyor.

Yünanistan`ın kuzey tarafı her ne kadar dağlık olsa da yollar güzel ama Arnavutluk sınır kapısına yaklaştıkça, işler değişiyor ve yol iyice ıssızlaşıyor ama bu daha başlangıç. Arnavultuk sınır kapısını 15 dakikada geçiyoruz

TİRAN`A NASIL GİDİLİR

Tiran`a giden iki yol var, 1. yol ve en iyi yol olduğunu sonradan öğrendiğim, ohri gölünün kenarından geçen Pogradec üzerinden gidilen yol. 2. yol ise daha kısa ama hayatımda gittiğim en kötü yol olan Gramsh üzerinden gidilen yol. Daha kısa olduğu için sanırım Navigasyon bizi bu yola yönlendiriyor. İlk 5km lik kısmı güzel olmasa da asfatl ve birden yol toprak yola dönüşüyor ve direk dağların içindeyiz, sağımız solumuz her yerimiz uçurum ve dağ. Toprak dediysem de öyle dümdüz toprak yol  değil her yer çukurlu delik deşik bir yol. Bu yola girmemek için 50 değil 100€ bile veririm. Bu yolu geçişim gece yarısı civarı, bizden başka araba olmadğı gibi civarda ışık  dahi yok. Issızlığın ortasında bir yer bir ara kaybolduğumu düşünüyorum , tekrar haritalara bakıyorum başka alternatif yol yok, mecburen bu yolu gideceğiz. Gece karanlık olmasına rağmen uçurumun aşağısının bir kanyon olduğu belli, şiddetle akan akarsuyun sesi geliyor, yol kenarında bariyer falan hiç birşey yok ve en kötüsü yol tek arabalık dapdar bir yol, yanlışlıkla aşağı yuvarlansanız bir hafta kimse sizi bulamaz. Bir saat kadar ilerledikten sonra Baraj inşaatı çıkıyor karşımıza, ihaleyi Türk firması üstlenmiş, bir Türk buluruz umuduyla şantiyenin kapısına gidip adres soruyoruz ama berçi Arnavut çıkıyor, zar zor anlaşıyoruz doğru yolda olduğumuzu söylüyor. Mecburen bu yoldan devam edeceğiz, dağların bir tepesine çıkıyoruz bir aşağı iniyoruz bu şekilde 125km lik yol 5 saate yakın sürüyor. Ben araç kullandığım için video çekemedim ama yolun nasıl bir yer olduğunu görmeniz için aşağıdaki videoları izlemenizi tavsiye ederim.

Yolun büyük çoğunluğunu böyle toprak yollardan geçtikten sonra Gramsh a yaklaştıkça yol asfatla dönüyor, aslında asfalt yeni yeni yapılıyor burada , asfaltı yapan yine bir Türk firması.

Gördüğünüz gibi yol kötü ama manzara müthiş, illa bu yoldan gideceğim dağları, nehirleri göreceğim diyorsanız da gündüz geçin, gece hiç birşey göremezsiniz.

ARNAVUTLUK ENVER HOCA DÖNEMİ

Zorlu yollardan, tünellerden geçtikten sonra Tiran`a varıyoruz. Akaryakıt fiyatları Arnavutlukta oldukça ucuz ancak çoğu yerde kredi kartı geçmiyor. Tiran`a yaklaştıkça trafik artıyor, berbat bir trafik var kimse kimseye yol falan vermiyor, kurallara uyan kimsede pek görmedim o yüzden trafikte dikkatli olun.

Arnavutluk`ta uzun yıllar Komünist siyasetçi Enver Hoca`nın yönetiminde kalmış, daha başkente ilk girişte gri tekdüze binalar sizi karşılıyor, şehir eskilik görünümünden hala kurtulamamış birden kendinizi 90 larda hissediyorsunuz.

İkinci dünya savaşından sonra 1985 yılında öldüğü güne kadar Enver Hoca Arnavutluğun başında kalmış.  Ülkeyi 41 yıl yöneten Enver Hoca, 1967 yılında resmi olarak dünyada ilk  ateist devlet ilan etti. Arnavutluktaki cami ve kliseleri yıktıran Enver Hoca, okullardaki derslerde de papaz ve imam maketlerini göstererek halkı sömüren kişiler ve yalancı kişiler olarak lanse etmiştir.

ARNAVUTLUK TARİHİ VE  OSMANLI İLİŞKİLERİ

14yy dan 1913 yılına kadar Osmanlı hakimiyetinde kalan Arnavutluk Osmanlıdan ayrılan en son ulustur. Diğer  uluslardan farklı olarak Arnavutlar osmanlı  döneminde toplu olarak müslüman olmaya başladılar, müslüman olan Arnavutlar Osmanlı`nın diğer bölgelerine göç ederek devlet yönetiminde önemli yerlere geldiler. Kavalalı Mehmet Ali paşa Arnavut kökenlidir ve modern Mısır`ın temellerini atan kişi olarak bilinir.  Günümüzde Arnavut tanıdığı olmayan yoktur, işte bu göçün hikayesi 17yy a kadar uzanmaktadır. Bugün Arnavutluğun büyük bir çoğunlunu hala müslümanlar oluşturuyor. Bu ilişkilerden dolayı Arnavutlukta en çok konuşulan diller arasında İtalyanca ve Türkçe ilk sıradadır.

TİRAN GEZİLECEK YERLER

Sizi karşılayan gri ve eski binalara bakıp karamsarlığa kapılmayın, uzun yıllar Osmanlı topraklarında kalmış bir ülkenin başkentinde elbette gezilecek yerler vardır.

Kaplan Paşa Türbesi

Osmanlı eseri olan türbe, 18yy da yaşayan Kaplan Paşa`nın türbesidir, Osmanlı eserlerini görmek isteyenler burasını tercih edebilir.

Skanderbeg Meydanı

Arnavutluk iskenderbey meydanı

Türkçe ismi iskender bey meydanıdır. Arnavutluğun ulusal kahramanı İskender Beyden adını alan 40,000² lik bir alandan oluşur.

Justinyen Kalesi

6yy da I. Justinyen tarafından yapılan kale Petrale kalesi olarakta bilinir, Tiran`ın Petrala köyünde yer alır.

Parku İ Madh 

Arnavutluk büyük park

Büyük park olarakta bilinir, Tiran`ın merkezinde özellikle hafta sonları halkın büyük ilgi gösterdiği ve vakit geçirdiği parktır.

Dajti  dağı

Tiran`ın doğusunda yer alan dağa merkezden kalkan otobüslerle ve teleferikle ulaşabilirsiniz. Tiranda az görülün kar yağışının aksine bu dağ kışın genelde karla kaplıdır, kar görmek isteyen Tiran halkı Dajti dağını sıklıkla tercih eder.

Tabak köprüsü

18.yy dan kalma eski taş bir köprüdür pek bir işlevi yok aslında görmeseniz de olur.

Durres Sahili 

Arnavutluğun en güzel sahillerinden biri Durrestedir. Tiran a 35km mesafede olan Durres deniz turizmi için Arnavultuğun en güzel ve en hareketli yerlerinden biridir.

ARNAVUT YEMEKLERİ ARNAVUTLUK`TA NE YENİR

Arnavut yemeklerinin lezzetini hepimiz biliriz, birde bunları yerinde yemek var. Elbasan tava nın ismini duymayan yoktur herhalde, Elsaban Arnavutlukta bir şehir Gramsh üzerinden Tiran a giderseniz Elbasan`dan geçmek zorundasınız. Yolunuz düşerse Elbasan tava yiyebilirsiniz. Arnavut böreğininde ününü duymayan yoktur, Tiranda her yerde börekçi görüp börek yiyebilirsiniz mutlaka ıspanaklı börek deneyin.  Tiranda ne yiyebiliriz diye düşünürken menüde tas kebabı yazısı gördüm, bildiğiniz türkçeye benzer şekilde yazılmış, nedir diye sorduğumda garsona doğal olarak tas kebabı yanıtını aldım. İyiki tas kebabı yemişim büyük bir kase (tas) içinde suyu oldukça lezzelti ve içinde bol et olan koca bir kase geldi. Fiyatı 400lek olan tas kebabı beni iyice doyurdu, yemeğimi yedikten sonra Karadağ sınırına doğru ilerlemeye devam ediyoruz.

ARNAVUTLUK GENEL BİLGİ

Para birimi lek, 1€ 133 lek ediyor, 1tl ise 30 lek civarında. Konuşulan diller Arnavutça, İtalyanca, Türkçe ve Yünanca dır. Nüfusun %56 sı müslüman, %14 ü inaçsız, %17 lik kısmı isi hristiyandır.

 

Adana gezilecek 5 yer

ADANA TURİST REHBERİ

Adana’nın Turistik Noktaları Adana denilince çoğu insanın aklına ilk olarak kebap gelir. Aslında haksız da sayılmazlar çünkü bu şehir tarihi ve turistik yerleriyle meşhur değildir. Buna rağmen Adana`da gezilip görülecek çok miktarda yer vardır. Yüzyıllar boyunca Kilikya olarak adlandırılan bölgede yer alan Adana şehrinin isminin nereden geldiğine yönelik birçok rivayet bulunsa da birçok kaynakta bu ismin Hititler döneminde var olan Adanya adlı şehirden geldiğinden bahsedilmektedir.

Türkiye’nin güneyinde, Akdeniz Bölgesi’nde yer alan şehrin kuzeyinde Toros Dağları bulunmaktadır. Şehrin merkezi sahip olduğu Seyhan ve Ceyhan nehirlerinden Seyhan Nehri’nin üzerinde kurulmuştur. Şehrin kuzey kısmını neredeyse tamamıyla saran bu dağlar sayesinde İç Anadolu’dan gelen yoğun soğuk hava dalgası şehre ulaşamaz. İklimi Akdeniz iklimi olup özellikle yazları aşırı sıcak etkilidir. Yumurtalık ve Karataş sahilleri yabancı turistlerin pek uğrak mekanları olmasa da yerli halkın oldukça rağbet ettiği bölgelerdir.

ADANA GEZİLECEK YERLER

2Büyük saat kulesi

Adana saat kulesi

Şehir Osmanlı zamanından kalma önemli bir kuleye de ev sahipliği yapmaktadır. Büyük Saat isimli bu kule üzerinde saat kadranı barındırmaktadır. Türkiye’nin en uzun saat kulesi olan Büyük Saat 33 metre uzunluğunda ve kare prizma şeklindedir. Tuğladan inşa edilmiştir ve inşaatına meşhur Tanzimat şairi ve devlet adamı Ziya Paşa başlamıştır. Adana’nın en önemli simgelerinden biridir.

Türkiye`de en iyi 5 kuş cenneti

Türkiye orta kuşakta yer aldığı için kuşların göç güzergahlarında bulunmaktadır. Bu da Türkiye’nin bir çok kuş türüne ev sahipliği yapmasına katkıda bulunuyor. Kuşlar, hem cıvıltıları ile hem de farklı renklerdeki türleriyle insanların ilgisini çekiyor. Bu makalemizde, Türkiye’de kuşların gözlenebileceği en iyi 5 kuş cennetini inceleyeceğiz.

2GÖKSU DELTASI

Göksu deltası

Göksu Nehri’nin Silifke’den denize dökülürken oluşturduğu bu delta, birçok bitki ve hayvan türlerine ev sahipliği yapmaktadır. Bu bölgede 332 farklı kuş türü görülmüştür. Eğer bu kuşları görmek istiyorsanız, Mersin’in Silifke ilçesine uğramanız gerekmektedir. Ancak dikkat etmeniz gereken bir nokta, bu seyir zevkini kuşların göç ettiği zaman denk getirmeniz gerekmektedir.

Şirince`ye gitmek için 10 neden

Ege’nin saklı köylerinden Şirince, 2012 yılındaki kıyamet efsanesiyle dünya gündemine gelmişti. Maya uygarlığının takvimini yorumlayan bir gruba göre 21 Aralık 2012’de kıyamet kopacak, dünyada sadece iki yer kıyametten kurtulacaktı. Bunlardan biri Şirince köyü, diğeri ise Fransa’nın güneyindeki Bugarach köyüydü. Bu söylenti köye dünyanın her yerinden insan akın etmesine ve uluslararası basında haber olmasına neden oldu. Şirince’yi son yıllarda turistik bir çekim merkezi haline getiren özelliklerinin başına ünü gün geçtikçe yayılan meyve şarapları geliyor. Yaz mevsiminde daha da güzelleşen Şirince’ye gitme nedenlerini sizin için listeledik.

74-LEZİZ KÖY KAHVALTISI

Şirince kahvaltı

Köyde popüler etkinliklerden biri köy kahvaltısı yapmak. Şirince’ye sabah saatlerinde gelirseniz manzaralı restaurantlardan birinde doğal reçellerin baş köşede olduğu doyurucu serpme kahvaltılardan alabilirsiniz.

Romanya`da gezilecek yerler

ROMANYA KARPATLARINA BRAŞOV`A GİDİYORUZ

Ekim`in ortalarındayız, hava mevsim normallerinde seyrediyor yağmur çamur yok, bu mevsimde Braşov çok güzel olur dediler bindik arabaya tuttuk Romanya`nın yolunu. Romanya çokta uzak sayılmaz  Kırklareli Dereköy sınır kapısından çıktıktan 600km sonra Brasov`a ulaşıyorsunuz. 9-10 saat kadar sürecek yolu gözümüzde fazla büyütmeyip Bulgaristan Burgaz-(deliorman bölgesi) Shumen-Ruse yi geçtikten sonra ilk durağımız Bükreş`e varıyoruz.

1954 DOSTLUK VE BARIŞ KÖPRÜSÜ

Bulgaristan ile Romanyayı birbirine bağlayan köprü. Ruse`den çıktıktan sonra sınır Tuna nehrine varıyoruz, karşımızda Barış ve Dostluk köprüsü Bulgar tarafında pasaport kontrolü yok sadece köprüden geçemek için gişe var geçiş ücreti 8 leva. Köprünün yarısı Bulgaristan`ın yarısı Romanya`nın. Köprüyü geçtikten sonra Pasaport kontrolü var aynı gişe içerisinde hem Bulgar polisi hem Romanya polisi bulunuyor. Romanya`ya girişte aynen Bulgaristanda olduğu gibi vinetka almayı unutmayın.

Dostluk ve barış köprüsü

Romanya ilk olarak Eflak ve Boğdan beylikleri olarak tarihte yerine alıyor. 15.yy dan itibaren Osmanlı himayesine giren ülkenin en meşhur kralı III.Vlad tır yani Kazıklı Voyvoda. Kazıklı Voyvoda uzun yıllar Osmanlı imparatorluğuna direnmiş zalimlikleriyle ünlüdür. Kazıklı Voyvoda`nın zalimlikleri ünlü yazar Bram Stoker in Dracula romanı ve daha sonra çevrilecek birçok filme ilham kaynağı olmuştur.

İlk durağımız Bükreş oluyor fakat zamanımız kısıtlı olduğundan Bükreşde kalmayacağız gündüz vakti önemli gördüğümüz birkaç yere uğrayıp Braşov a devam edeceğiz. Bükreş 2,5 milyonluk büyük bir şehir, uzun yıllar komünizm etkisinde kalan Romanya`nın  başkentinde hala komünizm den izler görmek mümkün. Şehirde büyük ve tekdüze apartmanların birçoğu eskimiş, şehrin her yerinde raylı sistem var ancak buna rağmen inanılmaz bir trafik karmaşası var Bükreş`te. Romanya AB ye girdikten sonra Almanya`nın arka bahçesi olmuş araba fiyatlarınında buna bağlı olarak ucuz olduğundan dolayı aşırı bir trafik yoğunluğu olduğu söyleniyor, Bükreşte araba kullanırken çok dikkat etmek gerekiyor.

1947 yılından itibaren Romanya Sosyalist Cumhuriyeti olarak komünist partisi yönetimine geçen Romanya en kötü günlerini 1965 yılından sonra Nicolae Ceauşescu’nun (Çavuşesku) başa geçmesiyle yaşıyor. Çavuşeksu dönemininde uygulanan kötü politikalar ve dış borçların kapatılmaya çalışılması için kemer sıkma politikaları uygulanmaya başlanmış, dış borcu ödemek için kaynakların zorlanması gıda maddelerin halka karne ile verilmesi, evlerin 14 dereceden fazla ısıtılmaması gibi uygulamalar devreye girmiş.

PARLAMENTO SARAYI

Bükreş parlamento sarayı

Çavuşesko döneminin en ünlü ve tartışmalı eseridir. Bükreş Parlamento binası dünyada en büyük sivil yönetim binası, en ağır ve en masraflı binadır. Bina 92 metre yer derinliğine ve 86 metre yüksekliğe sahiptir. 1100 odası buluru ve 12 kattan oluşur. Çavuşesko döneminde kemer sıkma politikaları uygulanırken Romanya`nın 13.000 köyünden 6 bininin boşaltılıp yıkılması ve burada yaşayan insanların yeni kurulan apartmanlara yerleştirildiği bir dönemde böyle bir binanın yapılması halkı iyice hoşnutsuzluğa sürüklemiş. Bugün birçok Romanyalı için bu binanın utanç kaynağı olduğu söylenir.

HERASTRAU PARK

Bükreş`in iğrenç trafiğine daha fazla dayanamayıp hemen kendimizi Herastrau parkın kollarına bırakıp rahat bir nefes alıyoruz. Bu park gibi 4-5 tane daha park var Bükreş`te ama bana göre en güzeli burası. Park adını Herastrau gölünden almaktadır, gölün çevresine kurulan park 1.1km² lik alanı kaplamakta oldukça büyük bir parktır. Park bir bölümü köy müzesinden oluşmaktadır,  eski Romanya köylerindeki yaşamı anlatır giriş ücretlidir. Parkın diğer tarafında gölün çevresinde yürüyüş yolları, bisiklet yolları, yemyeşil çimenler, ağaçlar ve gölde yüzen ördeklerden oluşur.

Herastrau park

Herastrau parkta güzel vakit geçirdikten sonra Braşov a gitmek üzere yola çıkıyoruz, Bükreş Braşov arası 170 km. Braşov a yaklaştıkça Bükreş`in düzlüklerinden çıkıp Karpat dağlarının hakimiyeti altına girmeye başlıyoruz. Her yerimiz ormanlık yollar virajlı ve kalabalık araç kullananlar dikkatli olmak zorunda. Karpat dağlarında ayı popülasyonu çoğunlukta, yollarda hep ayı tabelaları var. Hünez kış gelmemesine rağmen dağların zirvelerinde kar var , yollar her ne kadar zorlu olsa da manzara inanılmaz.

BRAŞOV KALINACAK YERLER

Karpatları aştıktan sonra akşam saatlerinde Braşov a ulaşıyoruz. Braşov Romanya`nın 6.büyük şehri ve Transilvanyanın kalbinde yer almasından dolayı oldukça fazla turist geliyor, birçok otel ve ev pansiyonu var. Booking`ten kalabileceğimiz yerlere bakarken Jully Guest House`ı tercih ediyoruz, kaldığımız yer ev pansiyonu apartman  pansiyona çevrilmiş ve bir kaç tane 1+1 şeklinde daire bulunuyor. Daireler gerçekten çok temiz ve güzel donatılmış 4 kişi rahatlıkla kalabilir fiyatı biz kaldığımızda 35€ idi. Konum olarak merkeze on dakika yürüyüş mesafesinde, kalacak yer arayanlara tavsiye edebilirim.

BRAŞOV GEZİLECEK YERLER 

OLD TOWN bölgesi, tıpkı bizim istiklal caddesi gibi uzanan bir cadde ve sonunda büyük bir meydan. Cadde üzerinde çeşitli restoranlar, giyim mağazaları mevcut, gece geç saate kadar cadde üzeri kalabalık ve hareketli.

Braşov

PİATA SFATULUİ MEYDANI old townda caddenin sonunda büyükçe bir meydan tam ortasında küçük bir havuz var.

BELVEDERE Braşov`a geldiğinizde dağın tepesinde devasa BRASOV yazısını göreceksiniz. Teleferiğe binip buraya çıkarsanız tüm şehri ve çevreyi kuş bakışı izleyebilirsiniz. Teleferik fiyatları biraz pahalı isteyen yürüyerekte çıkabilir ancak en az 1 saat dağa tırmanmak zorundasınız, çok fazla yorucu olabilir.

BRAN KALESİ Braşov a 30km uzaklıktaki Bran ilçesinde olan Bran kalesi, romanda anlatılan Drakula`nın kalesine çok benzediği için Drakula kalesi olarakta bilinir. Şehir merkezinden kalkan otobüslerle gidilebilir. Kale Osmanlılara karşı savunma amaçlı yapılmıştır. Kale 2009 dan beri kalenin mirasçısı Arşidük Dominic tarafınan işletilmektedir. Kale aynı zamanda ülkenin ilk özel müzesidir. Kalenin ününden dolayı Bran şehri oldukça turist çeken bir yerdir. Kale etrafında bir çok yöresel ürün satan küçük dükkanlar bulunuyor.  Kale içerisinde çeşitli sanat eserleri sergilenmektedir ve giriş ücret ikişi başı 35lei dir.

Bran kalesi
Dracula (Bran) kalesi

PELEŞ KALESİ Brasov a 45km mesafede bunuluyor, Bükreş` ten Brasov`a giderken Siniai şehrinde yer alan kale hem bina olarak hemde doğa olarak harika. Kale bölgesine arabayla girmek için bir gişe var 15 lei verip arabamızla içeri giriyoruz. Girdikten sonra aracımızı kaleye en yakın otoparka aracı bıraktıktan sonra 15 dakkalık ağaçlarla çevrili ve yol kenarında  suyu buz gibi akan dere eşliğinde kaleye ulaşıyoruz. Romanyanın ilk kralı bölgeye geldiğinde buraya hayran olarak bir kale yapılmasını emretmiş ancak kalenin tamamlandığını göremeden kendisi ölmüş. 1875 yılında kalenin yapına başlanmış 1914 yılında yapımı tamamlanmış. Neo-Rönesans mimarisinde yapılan kale, Avrupa da  merkezi ısınmanın, elektriğin ve vakumlama sisteminin kullanıldığı ilk kale olma özelliğine sahip. Kullanıldığı dönem içersinde kalede bulunan 160 oda ülkenin önde gelen komünistlerinin ve birçok devlet adamının dinlenme mekanı olmuş.

Kale çevresinde hayvan postlarının ağırlıkta olduğu ve  diğer yöresel ürünlerin satıldığı küçük hediyelik eşya dükkanları, 2 restoran ve 1 otel mevcut. Özellikle hafta sonları kaleye birçok ziyaretçi geliyor ve kaleye giden yolda çok yoğun bir trafik oluyor.

Peleş kalesi
peleş kalesi

 

PELİŞÖR KALESİ 1899-1902 yılları arasında yapılan kale Kral Carol`un emri üzerine yeğeni ve sonraki kral Ferdinand için Peleş kalesine 100 metre mesafede konut olarak inşaa edilmiş.

Pelişör kalesi

PARK AVENTURA Brasov merkeze 8km uzaklıkta doğa ve adrenalin tutkunlarına hitap eden çok eğlenceli bir yer. Bünyesinde büyük bir göl bunuyor ve park içesinde kabiliyetine göre çeşitli zorluk  derecesinde oyunlar var. Ayrıntılı bilgi ve güncel giriş fiyatları için sitesini ziyaret etmekte fayda var. http://www.parc-aventura.ro/en/

Park aventura
Park aventura

GENEL OLARAK Brasov ve Bükreş`i 4-5 günde kolaylıkla gezilebilecek ekonomik balkan ülkeleri katogarisine koyabiliriz. 1 gece konaklama maliyeti 30-50€ , yeme içme maliyeti bir öğün 5-10€ ( daha ucuzda olabilir). Marketlerde bir kilo etin fiyatı 5€.

 

 

 

 

 

 

Plovdiv gezilecek yerler

PLOVDİV GEZİ REHBERİ

Plovdiv diğer bilinen ismi ile Filibe Bulgaristan`ın ikinci büyük kentidir. Meriç nehri kenarına kurulmuştur.  Filibe adını ise Makedonya kralı II.Filip`ten almıştır. Filibe uzun yıllar Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır bu yüzden 1.Murad tarafından bölgeye yerleştirilen yörük Türkmenler şehirde hala ikamet etmektedirler. Filibe`de büyük bir Türk mahallesi bulunur, bu yüzden Türk restoranlarına veya şehirde dolaşırken birçok Türk`e rastlamak sizi şaşırtmasın. 4 bin yıllık geçmişi olan bölgede Makedonya krallığı, Trakya krallığı, Bizanslılar ve Osmanlı imparatorluğu yüzyıllarca hüküm sürmüş ve her millet kendinden birşeyler bırakmıştır. 2014 te yapılan seçimler sonucunda Filibe 2019 Avrupa kültür başkenti olmaya hak kazanmıştır.

FİLİBE`YE NASIL GİDİLİR

Filibe`ye gitmenin en kolay yolu kendi arabanızla gitmektir, Kapıkule sınır kapısından çıktıktan sonra otoban üzerinden 170 km gittikten sonra Filibe`ye kolayca ulaşmak mümkün. Sınır geçtikten sonra 1,5 saat kadar sonra otobandan sapıyorsunuz ve Filibe`ye hoşgeldiniz. Bir diğer alternatif ise Sofya`ya giden trene binip gitmektir.

FİLİBE GEZİLECEK YERLER

Filibe çok büyük bir şehir olmadığından 2 günde tamamını gezmek fazlasıyla yeterli olacaktır. Şehre girdiğinizde “old town”tabelasını takip ederseniz sizi şehrin tam merkezine götürür. Old town yani eski şehir de Osmanlı döneminden kalma birçok ev görebilirsiniz, ayrıca  tam merkezde Osmanlıdan kalma bir cami bulunur.

Flibe osmanlı evleri
Plovdiv evleri

 

⇒Cuma camii diğer bilinen adıyla Hüdavendigar Camisi, Sultan I.Murad tarafından 1369-1389 yıllarında yaptırılmıştır.

⇒Antik tiyatro 117 yılında Roma imparatoru Trajan tarafından yaptırılmıştır, Plovdiv`de en çok  ziyaretçi alan yerlerden biridir, burada hala dans, tiyatro ve müzikal etkinlikleri düzenlenmektedir. Tiyatroyu dışarıdan görüp fotoğraf çekebileceğiniz gibi 10leva verip içine girip dolaşabilirsiniz.

⇒Filibe Etnografya müzesi old town bölgesinde ilginizi çekebilecek yerlerden biri. 1847 yılında  tüccar Argir Kuyumdzhioglu tarafından yaptırılmış. 1930 yılında ise müzeye çevrilmiştir.

⇒St. Virgin Mary Cathedral 9.yüzyılda yapılmış bir ortodoks klisesi Osmanlı bölgeyi aldıktan sonra 1371 yılında kliseyi yıkmıştır. 1844 yılında Bulgaristan Osmanlı egemenliğinden çıktıktan sonra klise tekrar inşaa edilmiştir.

⇒Knyaz Alexander caddesi Cuma camisi nin yanından başlayıp 1km  boyunca uzanan cadde Filibe`nin en haraketli caddesidir. Cadde tıpkı bizim istiklal caddesi gibi boyu haraketlidir, restoranlar, kafeler, tatlıcılar, giyim mağazaları, döviz büroları bu cadde üzerinde bulunur.

Alexander caddesi

⇒Central park, şehrin göbeğinde en güzel parklardan biridir, çok büyük bu parkın ortasında devasa bir de havuz bulunur, hava karardıktan sonra havuzdaki fıskiyelerle ışık oyunları yapılıyor. Yeşyeşil parkın içinde havuzun başında Morada kafe&bar bulunuyor yemeklerini pek beğenmesemde birşeyler içmek ve nefis manzarayı izlemek için oturulacak yerlerden biri.

Central Park Filibe merkezde en güzel parklardan birtanesi
Filibe central park

⇒Rowing Canal, Filibe`de en beğendiğim yer oldu hiç sıkılmadan 1 gün geçirebilirsiniz. 2200 metre uzunluğunda 120 metre genişliğinde ve 3 metre derinliğinde devasa bir havuz olarak düşünebilirsiniz. Meriç nehri kenarına inşa edilen kanalda Meriçin suları kanalın bir ucundan girip diğer ucundan çıkmaktadır bu sayede kanalın suları sürekli tazeleniyor. Kanal çevresi tamamen yürüyüş ve bisiklet yolu ile çevrelenmiş, yolların etrafında ise lezzetli ve ucuz yemekler yiyebileceğiniz birçok kafe&restoran bulunuyor. Kanalın tam ortasında asma köprü var böylece kanalın çevresinden dolaşmayıp karşıdan karşıya geçebiliyorsunuz. Kanalın bir tarafında balık tutmak yasakken diğer kıyı tarafı tamamen balıkçılara ayrılmış ve burada balıkçılık şampiyonaları düzenleniyor. Kanal çevresinde yürürken bazılarının 4-5 kilo kadar olduğu büyük balıklar görebilirsiniz, ekmek atarsanız bir somun ekmeği bitirebilirler.

filibe kanal
Filibe balıkçıları

GECE HAYATI

Bulgaristan`ın genelinin eğlenceye düşkün olduğunu ve alkol fiyatlarınında Türkiye`ye göre oldukça ucuz olduğunu düşünürsek sadece gece hayatı için bile buraya gelinir.

Bir çok yer olmasına rağmen tek bir yerden bahsedeceğim çünkü eğlenmek için burdan başka yere ihtiyacınız yok. “GALAX LİVE CLUB”  bu güne kadar gördüğün en mükemmel club diyebilirim, ses sistemi, dekarosyan, çalışanlar ve fiyatların uygunluğu herşey on puan. Club 23.30 da açılıyor ve sabah 8 e kadar hizmet veriyor, gitmeden önce rezervasyon yaptırırsanız çok iyi olur. Gece 12 ye kadar giriş ücretsiz 12 den sonra ise 10leva. Saat 01 gibi club iyice doluyor ve muhteşem bir gösteriyle açılış yapılıyor. İçki fiyatlarına gelecek olursak bir litre voktayı 77 leva ya açıyorlar 1 litre viski ise 100levadan başlıyor.

Galaxy Live Club

FİLİBE`DE NE YENİR

⇒Happy Bar&Gril Bulgaristan genelinde birçok şubesi bulunan restoranın Filibe`de 2 şubesi bululuyor. Knyaz Alexandar caddesinde ki şubesi yemek için en popüler yerlerden biri.

Happy bar grill

⇒Hemingway Restoran da diğer ünlü restoranlardan biri, akşam yemeği tercih edilebilir.

⇒Jagerhof oldukça büyük ve şık bir restoran, restoran bünyesinde kendi biralarını üretiyor taze bira içmek için mükemmel nokta. Özellikle akşam yemekleri için tercih edilen restorana mutlaka rezervasyon yaptırın, yer bulursanız canlı müzik eşliğinde yemek yiyebilirsiniz.

Jagerhof birası

Varna gezilecek yerler

Varna Bulgaristanın en güzel ve turistik şehirlerinden biridir, aynı zamanda Bulgaristanın öğrenci kentidir, Ülkemizdende bir çok öğrenci burada okumaktadır. 19 Mayıs 2017 günü bayram tatilin de fırsat bilerek Varnaya gitmeye karar veriyoruz.

VARNA`YA NASIL GİDİLİR

Varna ülkemize çok uzak olmadığından dolayı arabayla gitmek en mantıklı seçimlerden biridir bana göre. Kırklareli Dereköy sınır kapısından çıktıktan sonra 200km sonra Varna`ya ulaşıyorsunuz. Kilometre çok olmasa da Bulgaristan yolları tek şerit ve özellikle Burgas`tan sonra yol oldukça virajlı ancak Karadeniz kıyısından ormanların içinden gittiğiniz için yolun nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Sınır kapısından çıktıktan sonra Burgas`ı geçerek 3 saatlik bir yolculuk sonucunda Varnaya ulaşıyorsunuz.

VARNA`DA GEZİLECEK YERLER

Varna deniz turizmi için çok güzel bir yer ancak biz gittiğimizde deniz çok güzel olsa da sezon daha yeni başlıyordu ve hava yeterli sıcaklığa ulaşmamıştı, buna rağmen sahil boyundaki park ve kafeler yeterince kalabalıktı.

Морската градина   (varna şehir parkı) Sadece bu park için bile Varna`ya gelinmeye değer, Amsterdam`ın ünlü Vondelpark`ınada gittim ama Varnadaki park kesinlikle daha güzel diyebilirim. Canın sıkılır yürüyüşe çıkarsın, arkadaşlarınla gezersin, bisiklete binersin, deniz manzarasını izlersin, kafanı dağıtmaya gelirsin kısacası bu parka gelmek için bir çuval dolusu bahene üretebilirsin. Park Varna limanından başlayarak sahil şeridinde 5km boyunca uzanıyor. Parkın her yeri bildiğiniz orman gibi içersinde bisiklet ve yürüyüş yolları ve yüzlerce kafe restorant bulunuyor. gezmek için 1 gün ayırsanız ancak yeterli olur bu park için.
Varna park
Varna parkı

Özellikle yaz aylarında konserler, yarışmalar ve daha bir sürü etkinlik bu park içersinde gerçekleşiyor. Park içerisinde ayrıca bir deniz müzesi de bulunuyor.

Varna sahilinde denizin tadını çıkarın. Varna sahili sapsarı ince kumlu plajlarıyla yaz aylarında Avrupanın her yerinden gelen turistlerle doluyor. Park boyunca uzanan kumlu sahilde bir çok plaj ve işletme mevcut kumlara uzanıp güneşin tadını çıkarabileceğiniz gibi konforlu şezlong ve şemsiyelerde de 10leva ödeyerek gün boyu güneşlenebilirsiniz.

 

Varna plajı

 

Varna meydanında yürüyüş yapın , Varna şehir imzasından yukarı doğru çıktığınızda şehrin en haraketli caddelerinden Slivnitsa bulvarı karşınıza çıkacak, Varna halkanın ve turistlerin keyifli zaman geçirdiği bu cadde üzerinde Varna`nın ünlü otellerinden biri Hotel Cherno More bulunuyor, otelin altında büyük bir kumarhane de mevcut.

 

Varna meydanı
Golden Sands  Varna ya 20km uzaklığında Burgas`ın Sunny Beach`i gibi tamamen tatil üzerine kurulmuş bir kasaba, plajlarının güzelliğinden dolayı Golden Sands (altın kum) adını almış. Yaz aylarında mutlaka gidilmesi gereken bir yer, Bulgaristan`ın Bodrumu dedikleri Golden Sands bir çok otel ve pansiyon bulunuyor. Yaz boyunca Avrupanın her yerinden turist akınına uğrayan Golden Sands özellikle gece hayatıyla ünlü.
international casino&hotel
Golden sands plaj

VARNA`DA NE YENİR

Varna sahil şeridinde o kadar çok birbirinden şık restoran var ki hangisine gideceğinizi şaşırabilirsiniz, fazla kafanız karışmadan size 3 tane restoran söyleyeceğim, fiyatlar şehir genelinde aşağı yukarı aynı.

1 numara The Sea Terrace restoran plajın üzerine  adeta gemi gibi uzanmış en güzel manzaraya sahip restoranlardan biri  altı beach olan restoran üst katı oldukça şık  döşenmiş ve uygun fiyatlı bir restoran. Şimdiye kadar yediğim en güzel kalamarı burada yedim 2 kalamar ve 3 biraya 65 lira ödedim.

The Sea Terrace Restoran

2 numara El kapan, burası Varna halkının en çok tercih ettiği restoran  diyebiliriz, iki katlı ve oldukça büyük olan El kapanda oturmak için sıra bekledim, süper manzaraya sahip olan restoranın menüsü çok geniş  her türlü deniz ürünü ve et çeşitlerini bulmak mümkün.

El Kapan restoran

3 numara Hemingway restoran, burasıda sahil şeridinde oldukça şık ve manzarası güzel 3 favorim. Ancak Varna`da deneme fırsatım olmayan ve dışarıdan oldukça şık gözüken bir çok restoran  var iyice bir dolaştıktan sonra kararı kendiniz verin.

 

Amsterdam gezilecek yerler

Ekmek müzesi Zaanse Schans

AMSTERDAM GEZİ REHBERİ

Amstel nehri üzerine kurulan Amsterdam şehri örümcek ağı gibi saran kanalları, bitmek bilmeyen eğlence hayatı, ünlü müzeleri ve yıl boyu süren festivalleriyle insanları kendine hayran bırakan ve en çok ziyaretçi alan şehirdir. Hollanda`nın her köşe bucağı ayrı bir güzellikte olsada ismini en çok Amsterdam duyurmuştur. Bu şehirde günlerin haftaların nasıl hızlıca geçip gittiğine inanamazsınız.

Amsterdam kanalları

Paris gezim sırasında dönüş biletimi Amsterdam`dan almıştım. Paris ve Brugge`u gezdikten sonra sıra amsterdama geldi, yetmez ama 5 gün ayırmıştım Amsterdam için. Brugge`dan Amsterdam`a direk ulaşım olmadığı için bir gün önceden Bla Bla Car sitesi üzerinden Nikole ile anlaştık. Şanslıydım Nikole sabah kendi aracıyla Brugge`dan Amsterdam`a gidecekti,  kişi başı 20€ ya anlaşarak sabah 10.00 da Brugge tren istasyonu önünde buluşmak için sözleştik. Sabah erkenden uyanarak son kez Brugge sokaklarında yürüyerek , sisli ve oldukça soğuk bir havada tren istasyonu önünde beklemeye başladık. Saat tam 10.00 da Nikole beyaz hyundaisiyle yolun karşı tarafında bizi el sallamaya başladı. Valizlerimizi bagaja koyduktan başladık Nikole ile muhabbete, Nikole aslen Belçikalı ama Amsterdam`da bir sanat galerisinin müdürü olduğundan dolayı haftada bir kaç kez gidip geliyormuş bu yolları. Brugge-Amsterdam arası yol otoban ve yol boyu hep ağaçlık yeşillik , 4 saat yolun nasıl geçtiğini bile anlamıyorsunuz. Öğleden sonra 2 civarları nihayet Amsterdam`a ulaştık.

Amsterdam sign

AMSTERDAM`DA NEREDE KALINIR

Amsterdam çok fazla turisti kendine çektiği için otel fiyatları da aynı oranda tavan yapmış durumda. Kış ayı olmasına  rağmen hostel fiyatları bile 50€ dan başlıyor , yaz ve festival dönemlerini varın siz hayal edin artık. Son gün bi şans yakalarım umuduyla son güne kadar rezervasyon yapmadım ve sabah uyandığımda tamda müzeler bölgesinine 100 metre, konum olarak harika olan Amsterdam Apartments Alexandar`s ı gördüm ve dört gece için 180€ fiyat yazıyordu. Üstelik stüdyo daire mutfağı da var. Amsterdam için çok iyi bir fiyat,  180€ ya şehir merkezinde stüdyo daire bulmak imkansız gibi bir şey Amsterdam`da.

AMSTERDAM GEZİLECEK YERLER

Amsterdam`ın her yeri gezilip görülecek yer,  5 gün boyunca şehrin her köşesini adım adım gezdim  desem yalan olmaz. Dairemize yerleştikten sonra biraz dinlendik hava kararmaya başlamıştı ve kendimizi sokaklara atarak central station a doğru yürümeye başladık. Yürümeye başladık ama ben hayatımda bu kadar bisiklet kullanan insanı bir arada görmedim, araç trafiği çok az olmasına rağmen her yerden bir bisikletli çıkıyor ve size çarpmaması için çok dikkatli olmanız gerekiyor. Aslında bisikletlerin yolları ayrı, şehrin her yeri bisiklet yoluyla örülmüş vaziyette ama bizler bisiklet yoluna alışık olmadığımız için bazen kendimizi kaptırıp bisiklet yoluna girebiliyoruz. Bisikletlerin neredeyse yayalardan bile üstünlüğü var  desem yalan olmaz.

Dam Meydanı çıkıyor karşımıza ilk olarak, Amsterdam ın en önemli meydanıdır burası, bir çok aktivite burada düzenlenir çevresinde bir çok önemli bina bulunur. 

Believe or not Believe müzesi dam meydanının yanında bulunan bu müze içersinde balmumundan yapılmış heykeller , değişik dekorlar film sahneleri ve bir sürü ilginç şey bulunuyor, giriş kişi başı 10€.

Red light secret ismini duymayan yoktur heralde, Amsterdam`ın en ünlü caddesidir burası, caddenin ortasında bulunan kanalın etrafında sağlı sollu dizilmiş genel evler ve vitrinlerindeki kızlarla, birçok bar ve cafe yan yana sıralanmıştır buraya, şehre gelen turistlerin ilk uğrak yerlerinden biridir burası. Cadde üzerinde bulunan mekanlarda çeşitli erotik gösteriler yapılmakta ve bir tanede fahişe müzesi bulunmaktadır.  Cadde üzerinde bulunan barlarda 2-3€ ya bira içebilirsiniz.

Red light secret

Anne Frank Evi şehirde en çok ziyaret edilen yerlerden bir başkası, 2. dünya savaşı sırasında Anne Frank ve ailesi 2 yıl boyunca bu evde saklanmış ve Anne Frank 2 yıl boyunca günlüğünü  evde doldurmuş.

Vondelpark Amsterdam`ın en ünlü parkı ve  dünyada ilk on şehir parkı içersinde yer alır. Kaldığımız otel Vondelpark`a 300 metre mesafede olmasından dolayı oldukça şanslıydık. Ocak ayı olmasına ve havanın çok soğuk olmasına rağmen Vondelpark oldukça haraketliydi yaz aylarında nasıl olur hayal bile edemiyorum. Gördüğüm en güzel şehir parklarından biriydi içerisi yemyeşil çimler , göller ve göllerde yüzen ördeklerle doluydu. Bisiklet yolları yine parkın her köşesine kadar ulaşmış, bisikletiyle gelen insanlar parkın keyfini çıkartıyorlardı. Yaz aylarında ise insanlarla dolup taşıyor bu park, kimisi birasını içip sohbet ediyor kimisi cigara tüttürüyor.

 

Vondelpark

Van Gogh Müzesi mutlaka görülmesi gereken müzelerin başında yer alıyor, Amsterdam`daki müzelerin güzel yanı ise hepsinin yan yana bulunması, I Amsterdam yazısının olduğu yer müzeler bölgesi olarak biliniyor Van gogh müzesi ve diğer önemli müzeler bu bölgede yan yana bulunuyor. 17€ ödeyerek Van Gogh müzesindeki birbirinden değerli sanat eserlerini görebilirsiniz.

Rijksmuseum kesinlikle görülmesi gereken müzelerden bir diğeri, Hollanda`nın en büyük sanat ve tarih müzesi olan bu müze içerisinde Hollanda`ya ait binlerce eser barındırıyor. Biletler 17€.

Heineken Experience Amsterdam`da en keyif aldığım yerlerden biri oldu. Dünyaca ünlü Heineken biraları ilk olarak bu fabrikada üretilmeye başlanmış, günümüzde ise müze şekline dönüştürülmüş. İçerisinde biranın her aşamasını anlatıp gösteriyorlar, içeri giriş 20€ ancak 25€ verirseniz bira deneyiminden sonra birde kanal gezisi yapabiliyorsunuz ve eye müzesi yanındaki gökdelenin tepesine çıkıp şehir manzasasını izleyebiliyorsunuz. Bütün bunları ayrı ayrı almaya kalksanız 45€ yu buloor. Eğer kanal gezisi yapacaksanız ki mutlaka yapın kesinlikle 25€ luk biletten alın zaten kanal gezisi tek başına 15€ dan başlıyor. 25€ nun içine içeride içeceğiniz 3 tane taze birada dahil. İçerde gezmeye en az iki saatinizi ayırmanız gerekiyor planınızı ona göre ayarlayın.

Heineken bira

Eye museum Centrel station yanından 5dk da bir kalkan vapurlarla ücretsiz olarak şehrin karşı yakasına yani AMSTERDAM NOORD kısmına  geçiyorsunuz, Vapurdan indiğiniz yerin hemen sol  tarafında modern sanatın eseri Eye museum bulunuyor, içerisinde sinema salonları ve modern sanat ile ilgili şeyler var. Ayrıca Eye museumun yanındaki gökdelenin tepesine çıkarak şehir nefis şehir manzarasını izleyebilir ve buradaki restoranda birşeyler içebilirsiniz.

Eye museum

Zaanse Schans; Hollanda ünlü yel değirmenleriyle bilinir ama siz Amsterdam`a geldiniz ve bir tane bile yel değirmeni göremediniz neden? çünkü Zaanse Schans a gitmelisiniz. Central  Station arkasından kalkan kırmızı renkli otobüslere binerek 40 dakika sonra buraya ulaşabilirsiniz, gidiş dönüş bilet ücreti 10€, Amsterdam gezisi boyunca gördüğün en büyüleyici yerlerden biriside Zaanse Schans tır. Peynir dükkanları, hala faal şekilde çalışan yel değirmenleri, hediyelikçi dükkanları ve birbirinden güzel evleriyle Zaanse Schans ta kesinlikle bir gün geçirin.

Zaanse schans

 

Ekmek müzesi Zanse Schans
hollanda yel değirmenleri

Volendam ve Edam Amsterdam`ın en çok bilinen ve en güzel kasabalarıdır. Liman kabası olan Volendam turistlerin günübirlik olarak en çok tercih ettiği yerlerdendir. Harike evleri ve sahil şeridine konuçlanmış restoranlarıyla  harika bir gün geçirmenizi vaad ediyor. Peynirleriyle ünlü Edam kasabası da Volendam`a 5  dakikalık uzaklıkta yer alıyor, buraya giderek ünlü Edam peynirlerinin tadına bakabilirsiniz. Gitmek için Central Station`dan kalkan kırmızı renkli otobüslere gidiş dönüş 10€ ya bilet almalısınız. Aynı bilet tüm gün boyunca geçerli aynı güzergahta bütün otobüslerde kullanabilirsiniz.

Volendam kasabası

 

Kanal gezisi yapın; Amsterdam kanallarla örülmüş bir şehirdir , hemen hemen şehrin her yerinde kanat turu düzenleyen şirketler bulunuyor, 15€ dan başlayan fiyatlarla bu teknelerden birine atlayarak 2 saat boyunca şehrin her yerini birde kanallardan bakarak görebilirsiniz.

Bit pazarları: Amsterdam`da şehrin çeşitli bölgelerinde haftada 3 tane büyük bit pazarı kuruluyor, en büyüklerinden bir tanesi pazar sabahları erkenden kurulan Noord bölgesinde olan pazardır. Bu pazarlarda 20€ ya bisiklet bulmanız bile mümkün. Hollandalılar eski eşyalarını atmayıp bu pazarlarda  değerlendirmeyi tercih ediyorlar, eski el işi dantellerden , kürk mantolara kadar Hollandaya ait birçok şeyi bu pazarlarda bulup almak mümkün.

Madam Tussauds müzesi: Dam meydanının yanında bulunan bal mumu müzesinde ünlü kişilerin balmumundan yapılmış heykellerini görebilirsiniz.

Coffe Shoplar; Amsterdam`da binlerce bulunan coffe shoplarda belli bir gram a kadar esrar ve türevlerini yasal olarak kullanabilirsiniz. Şehrin her sokağında bulunan bu kafeler sayesinde buram buram esrar kokusu her yeri sarmış durumda, meraklıysanız bir tanesine girip biraz kafa yapabilirsiniz. Buldog Coffe shop zinciri en meşhur olanı.

Amsterdam coffe shop

Amsterdam`da gezecek o kadar yer var ki daha bu kadar sayılabilir diğer yerleri bidahaki gidişime bıraktım.

AMSTERDAM YEME İÇME MALİYETLERİ

Amsterdam`da her bütçeye göre yemek bulabilirsiniz, şehre ilk adım attığımda döner sanarak Shoarma diye bir şey yedim, küçük küçük kıyılmış etler döne gibi pirişilmiş pide ekmeğine doldurularak yanında patates kızartmasıyla servis ediliyor, 250-300 gram kadar et koyuyarlar ve çok fazla doyurucu, fiyatı 5€, şehrin her köşesinde bulabilirsiniz.

Külahta patates kızartması yemeden gelmeyin, şehrin bir çok yerinde küçücük dükkanlarda insanlar kuyruk olmuş külahta patates bekliyorlar, külahın boyuna göre 1,5€ dan başlayan fiyatlarla  ara öğünleri çıkarabilirsiniz. Maoz vejeteryan gördüğünüz yerlere mutlaka uğrayın ucuz fiyata birbirinden güzel lezzetler tadabilirsiniz. 

Albert Hejin marketleri, bu marketler günün kurtarıcısı olabilir, 1€ dan başlayan fiyatlarla hazır hamburger ve hazır yemek çeşitlerini alabilir ve marketin çıkışında bulunan mikrodalgalarda ısıtırak oldukça ucuza günü kurtarabilirsiniz.

Amsterdamda oldukça lezzetli hamburgerler, etler ve yemekler yapan restoranlarda bulunmakta buralarda fiyatlar kişi başı 10€ dan başlıyor.

Edam kasabası

 

Takip edin

182HayranlarBeğen
0TakipçilerTakip et
13TakipçilerTakip et
0AbonelerAbone ol

Kaçırma