Yaşanılacak en kaliteli şehir: Montreal

MONTREAL GEZİ REHBERİ

Kanada`nın en büyük ikinci şehri olan Montreal, özerk bölge olan Quebec eyaletine bağlıdır.  Kuzey Amerika’da ki yaşam standardı  en iyi şehirler arasında ilk on içinde yerini almıştır. Kuzey Amerika`nın Paris`i olarak bilinen bu şehir ismini ise Fransız bir  denizci olan Jacques Cartier’in 15.yy da yaptığı bir ziyareti sırasında çıktığı tepeye Mont-Royal demesi üzerine şehrin ismi Montreal olarak kalmıştır. Fransız denizci anısına şehirde bir meydan ve köprü yer alır.  Şehir o kadar güzel tasarlanmıştır ki Unesco tarafından şehir tasarım ödülü almıştır.

Newyork`tan araba ile geçtiğimiz Montreal ortalama 5-6 saat sürüyor. Şehir merkezine ulaştığınızda cıvıl cıvıl insanlar ve kalabalık şehir merkezi  hoşumuza gidiyor. Otele yerleşip bir güzel dinlendikten sonra Montreal sokaklarını keşfetmeye hazırız.  Bir şehri en güzel keşfetmenin yolu ise yürüyerek gezmektir ve uzun uzun yürüyüp şehri keşfetmeye başlıyoruz. Montreal metrosu ve otobüs ağı çok yaygın ve kullanışlı yürümek istemeyenler rahatlıkla kullanabilirler.  ayıramayacaklar için iyi bir alternatif olacaktır.  Tek yön toplu taşıma bileti 3 C$.

MONTREAL GEZİLECEK YERLER

Şehrin her yeri cıvıl cıvıl haraketli insanlarla dolsada bazı caddeler diğerlerinden daha haraketli ve canlı,  Rue Sainte Catherine caddesi, St.Laurent Boulevard, Rue Sherbrooke, Rue St.Denis. caddeleri ise şehrin gezilecek yerlerinin toplandığı caddalerin başında geliyor.

Saint Catherine road, şehri bir uçtan bir uca adeta ikiye bölen toplamda 15km uzunluğunda bol mağazalı ve restaurantlı haraketli bir cadde.

St. Laurent caddesi yine aynı şekilde şehri ikiye bölüyor ama bu sefer kuzeyden güneye bölüyor ve toplam uzunluğu 11 km. Saint catherin de olduğu gibi kafeleri ve barlarıyla her zaman insanlarla  dolan bir cadde.  Montreal`in diğer yerlerine göre daha kozmopolit olan bu caddede dünya mutfağının bir çok örneklerini bulup tadına bakabilirsiniz.  Uyarmam gereken bir konu ise bu iki caddenin kesişim noktası geceleri pek tekin olmuyor, uyuşturucu arıyorsanız bu caddelerin kesişimine gitmelisiniz.

Montreal şehir merkezi ise downtown olarak bilinir, şehir merkezinde ; ünlü McGill Üniversitesi kampüsü, mağazalar, restoranlar, kiliseler ve müzeler bol miktarda bulunur. Şehir merkezinde bulunan sokakların bir çoğu alışveriş merkezleri ile birbirinen birleştirilmiş, soğuk kış günlerinden korunmak için adeta bir yer altı şehri yaratılmıştır. Yer altı şehri dediysek gerçekten yer altı şehri çünkü uzunluğu 30 kilometre civarında ve içesinde oteller bile bulunuyor.

St.Joseph Bazilikası yönünüzü kuzey batıya çevirdiğiniz zaman 97m  yüksekliği şehrin arasından sıyrılan dünyanın en büyük bazilikalarından bir tanesi. İçerisini gezmek isteyenler ücretsiz bir şekilde gezebilirler.

Benim için şehrin en güzel yeri, Parc du MontRoyal dir. Şehrin içine harika bir tasarımla yerleştirilmiş bu park nefes almak ve binalardan sıkılanlar için bir kaçış noktası, parkta herkesi spor yaparken, bisiklete binerken görebilirsiniz. Kış aylarında paten yapmak veya kızakla kaymak burada yaşayan insanların en çok yaptığı sporların başında geliyor.  Parkın tepesine mutlaka çıkmalısınız çünkü harika bir şehir manzarası sizi bekliyor. Park o kadar güzel tasarlanmış ki tepe noktasına çıkmak için zorluk  derecesine göre değişik alternatifler bulabilirsiniz.  Yaz aylarında burada tam tam festivali yapılıyormuş ayrıca tepede bir de çalmak isteyenler için bir piyano koymuşlar ve dileyen herkes çalabiliyor.

Old Town denilen bölge ise en sevdiğim diğer yerlerden biri, 17 yy dan kalma taş binalar ilk günkü gibi korunmuş bir çoğu restaurant ve müze olarak kullanılıyor. Şehrin en turistik bölgelerinden olan Old Town da faytonla gezi yapabilirsiniz.

Old town

Le Village in bir diğer adı ise Gay Village yani bu bölgede genellikle gay ve lezbiyenler yaşıyor. Dans kulüpleri, restaurantlar, barlar ile oldukça canlı ve haraketli bir bölgedir.

Notre Dame Bazilikası İrlanda kökenli mimar James O’Donnell tarafından neo gotik tarzda 18yy da yapılmıştır. Ahşap oymaların üzeri altın kaplamadır. Bu ünlü klisinin nikah salonu çok popüler hatta Celine Dion bile bu klisede evlenmiş. Düğün törenleri için yoğun talep gören kilisede evlenmek isteyenler 2 yıl sıra beklemek zorunda. Gezmek isterseniz giriş ücreti 5C$.

Notre damme bazilikası

St.Laurence Nehrinde yer alan Old port yani eski limandan kalkış yapan teknelere binip nehir turu yapabilirsiniz. Nehir turu sabah kahvaltılı ve akşam yemekli olarak iki ayrı seçenek şeklinde satılıyor. Bölgenin bir başka özelliği ise The Montreal Science Center (bilim merkezi)  bu bölgede King Edward iskelesinde yer alıyor. Bu bölge çocukları ve gençleri bilime yönlendirmek için düşünülmüş.

Çin mahallesi ise old tow un çok yakınında yer alıyor. Çin yemeklerini seviyorsanız buradaki restauranlarda yemek yiyebilirsiniz.

Latin mahallesi ise haraketli bölgelerden biri gece hayatına meraklı olanlar bu bölgeyi mutlaka ziyaret etmeli.

KANADA HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER VE FİYATLAR

  • 30 dan fazla müzenin hepsini görmeyi düşünün müze meraklıları museum pass alırlarsa çok daha ekonomik olur.
  • Gündüz saatleri içerisinde yolların sağ şeridi otobüs ve taksiler için.
  • Montreail gezmek için en uygun zaman yaz ayları ancak fiyatların diğer aylara göre iki katı olduğunu bilmelisiniz, yinede değer çünkü önemli festivaller hepsi bu aylarda.
  • Formula 1 severlerin Haziran ayında gelmeleri gerekiyor.
  • Kışları bildiğiniz kış aylarına benzemez kalın giyinin.
  • Aracınızı yol kenarındaki otopark makinelerinden fiş alarak bırakabilirsiniz, yarım saati 1C$
  • Araba ile gelenler şehir çıkışındaki yoğun trafiğe hazırlıklı olsunlar.
  • Normal bir restaurantta bir yemek 15C$ civarı.
  • Burger king yada mc donalts bir menu 9C$
  • Bir aylık ev gideri (ısınma, su, elektrik vb.) 95C$
  • 1KG domates 5C$ ve 1kg muz 2C$
  • Şehir merkezinde bir aylık ev kirası 800-900C$, şehir dışında ise 600C$ civarı.
  • Bir bira fiyatı restaurantta 6C$, markette 2,5C$

 

Ada tatilinin en popüler adresi Mykonos

MYKONOS TATİLİ, FİYATLAR VE GEZİLECEK YERLER

Yünanista`nın bu adası mavi yolculuğa çıkan bir çok turistin, ailenin ve balayı çiftlerinin gözde mekanı olmuştur. Kiklad adalarının en pahalısı olmasına rağmen mükemmel limana bakan beyaz boyanmış evleriyle, güzel kumsallarıyla, mükemmel restaurantarı ve gece hayatıyla görülmeye değer.

MYKONOS ADASINDA FİYATLAR NASIL

Paradise beach te bir geceliğine 15€ ya bulabileceğiniz gibi, daha merkezi yerlerde geceliğini 30€ ya bulabileceğiniz hosteller de kalabilirsiniz. Oteller ise 2 kişi için 80€ dan başlamaktadır.

Yemek fiyatlarına gelecek olursak dışarıda yemek yemek oldukça pahalı. Eğer paranızı idareli kullanmak  istiyorsanız sandviç ve pizza nispeten dışarda yemeye göre daha ucuz.

Ulaşım için motorsiklet yada scooter kirayabilirsiniz. Adada motorsiklet kiralamak çok popüler ve hemen hemen bir çok yerde 100cc den tutun da 1600cc lere kadar uygun fiyata motorsiklet kiralayabileceğiniz yerler bulabilirsiniz. Adada ulaşımı sağlayan otobüsler 1,60€, taksi ise  kişi başına 10€ civarındadır.

Eğer Mykonos`a gitmeyi planlıyorsanız, kumsalların insanla dolup taşmadığı haziran ayı hem dinlenmek için hem daha uygun fiyatlı tatil yapmak için en güzel ay diyebilirim. Zira Haziran ayından sonra giderseniz fiyatların iki katına çıktığını görebilirsiniz.

MYKONOS`TA NE YAPILIR

Mykonos yel değirmenleri

Chora köyünde yürüyüşe çıkıp adanın köy yaşantısını görebilir ve burada bulunan ünlü yel değirmenlerinde bol bol fotoğraf çektirebilir, karnınız acıktığında ise lezzetine doyum olmayan yünan yemeklerini köyde bulunan harika restaurantlarda yiyebilirsiniz.

Liitle Venice`de  Venediği anımsatan evlerini ve yine burda bulunan yel değirmenlerini gezip günün tadını çıkartabilirsiniz. Little Venice birşeyler atıştırmak yada bir yorgunluk kahvesi içmek için çok iyi bir tercih olacaktır.

Little Venice

Elia sahili beyaz kumları, berrak sularıyla sizi baştan çıkarmaya aday bir sahil. Burada bir çok taverna ve barda bulunmaktadır, eğer canınız eğlence çektiyse buraya gelip barlarda güzel vakit geçirebilirsiniz.

Elia beach

Antik bir kent olan Delos`a uğramayı unutmayın, pazartesi hariç her gün 8.30 ve 15.30 arasında kapılarını ziyaretçileri için açık tutuyor. 19€ ya bot ile kendiniz gidebileceğiniz gibi, 40€ ödeyerek yarım gün ve rehber eşliğinde tur satın alarak antik kendi gezebilirsiniz.

Panagia Parapoltiani Bizans`a ait olan bir klisedir. Bu klisenin tarihi 1425 yılına kadar uzanmaktadır. Adada 400 den fazla klise olmasına rağmen bu klise bunların arasında en mükemmelidir.

Mykonos`ta ayrıca bot turlarına katılabilir, eğer dalış merakınız varsa adanın berrak sularında dalış yapma imkanı bubalilirsiniz. Yel değirmenlerinin olduğu yerden güneşin batışını izlemeden Mykonos`tan ayrılmayın.

 

Yurt dışından yeni yıl hediyesi alacakların dikkatine!

BU YAZIYI OKUMADAN YURTDIŞINDAN ALIŞVERİŞ YAPMAYIN

Uluslararası vergi ve danışmanlık hizmetleri veren KPMG Türkiye, yurt dışından internet yoluyla veya yanlarında getirilecek  hediye alışverişi yapacak vatandaşların dikkat etmesi gereken hususları yayınladı.

Türk vatandaşların  yurt dışı kaynaklı internet sitelerinden alışveriş yaptığı ve yabancı ülkelerden  Türkiye’ye dönüşlerinde yanlarında hediyelik eşya getirdiklerini belirtilen şirket, dikkat edilmesi gerekenler şöyle sıralandı:

YURT DIŞI ALIŞVERİŞİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Yeni yıla girerken yakınlarına yurt dışından hediye almak veya getirmek isteyenlerin gümrük mevzuatındaki yeni  düzenlemeleri bilmesi gerekiyor. Çünkü, yılbaşı hediyelerinde gümrük vergisi muafiyeti kadar, alınacak hediyelerin özelliği de önemli. Gümrük mevzuatına uyulmaması durumunda aldığınız hediyelerin yurda sokulmasına izin verilmiyor.

Gümrük Kanunu’nun 167’inci maddesi uyarınca hızlı kargo dahilindeki  ithalatlarda 150€ değerindeki ürünler vergiden muaf olsa da,  Bakanlar Kurulu Kararı ile bu limit 75€ indirildi. Bu sebeple, yurt dışından hediyelik eşya siparişi vereceklerin muafiyet sınırı olarak 75€ geçmemeleri öneriliyor.

75€ üzerindeki hediyelik eşya ithalatlarında satın alan kişinin adına gümrük beyannamesi düzenlenecek ve  gümrük vergisi ödemesi gerekecek. Hediye eğer AB ülkelerinden gelirse yüzde 18, diğer ülkelerden gelirse yüzde 20 tutarında bir vergiyi  ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Dikkat Limit aşılırsa, hediye devlete kalıyor

Dikkat etmeniz gereken bir diğer konu ise.  cep telefonu, kozmetik, takviye edici gıdalar, tütün ve alkollü içeceklerin  kargo kapsamında ithali tamamen yasaklanmış durumda. Ayrıca  Kanun gereği yasak olan ürünler de kargo kapsamında ithal edilemiyor. Bu nedenle yurt dışından hediyelik eşya alırken burada yazanları göz önünde bulundurun.

Yurt dışında kalıpta  ülkeye  dönerken hediyelik eşya getirecek kişiler için sınır ise 430€ ile sınırlandırılmış durumda. Bu miktarın aşılması durumunda, gümrük beyannamesi düzenlenip, ürünün gümrük vergisinin ödenmesi gerekiyor.

Yine Yolcu ile beraber gelecek hediyelik eşya için de çeşitli sınırlamalar bulunuyor. Örneğin, bu kapsamda en fazla bir kilo çikolata, 1 cep telefonu, 600 ml’yi aşmamak şartı ile parfüm,  5 adet güzellik ürünü, 1 kilo çay veya kahve, 1 litre yüksek alkollu ve yanında 2 litre düşük alkollu içki, 3 karton sigara  gibi eşyaları yanınızda getirebillirsiniz.  Bu limitlerin üzerindeki eşyaları getirdiğiniz takdirde, Gümrük İdaresi’ne bırakılması da mümkün. Bir başka deyişle, bu kapsamın dışında kalan ürünler devlete kalıyor.

En ucuz uçak bileti işte böyle bulunur!!!

UCUZ UÇAK BİLETİ BULMANIN GARANTİLİ YOLU

Birçok blogta ucuz bilet bulma yöntemleri ile ilgili yazılar yazılıyor ve bir sürü arama motoru size ucuz uçak bileti vaad ediyor. Ancak çok az bilinen bir yöntemle havayollarında bulduğunuz promosyonlu biletleri bile çok daha uygun fiyata almak mümkün. Şimdi yazacağım yöntem sayesinde uygun fiyatlara bilet alabilir seyahatlerinizi daha ekonomik yapabilirsiniz.

YÖNTEM 1

Öncelikli olarak yapmanız gereken donanimhaber sitesi forum bölümüne girmek ve mesaj atabilmek için kayıt olmak. Kayıt olduktan sonra buraya tıklayın, gördüğünüz gibi uçak bileti fırsatları diye konu açılıyor. Bu konu başlığında elinde bol miktarda uçak mili, adios puani ve maximili olan ancak ihtiyacı olmayan insanlar bulunuyor. Konunun sonuna gideceğiniz yeri tarihini ve zamanını yazarak cevap verirseniz, sitede size millerinle bilet almayan birçok kişi çıkacak ve özel mesaj ile size alabileceği fiyatı bildirecektir, verdiği fiyat üzerinden az da olsa pazarlık yapabilirsiniz. Ben bu şekilde bir çok kez indirimli bilet aldım, özellikle uzak rota biletlerinde iyi indirimler oluyor. Örnek gidiş dönüş bangkok biletini thy de 2300tl iken,  1500 liraya aldığım zaman oldu.

Bu yöntemle bilet alırken dikkat etmeniz gereken bazı kurallar var aksi halde dolandırılma ihtimaliniz olabilir.  Öncelikle bilet aldığınız kişi forumda kaç yıllık üye ona bakmalısınız, ardından kişinin nickini ve telefon numarasını google de arattırın, eğer daha önceden kişi bir dolandırılma olayına karışmışsa google da bununla ilgili bir yorum mutlaka karşınıza çıkıyor. Eğer imkanınız varsa kişiyle yüz yüze görüşerek bilet alma işleminizi yapın. Görüşme imkanınız yoksa önce bileti aldırın sonra ödemeyi yapın. Forum üzerinden alışveriş genellikle refarans sistemiyle çalışıyor, bilet alacağınız kişinin refaranslarına bakarak daha önce kaç kişiye bilet almış herhangi bir sorun yaşanmışmı hepsini görebilirsiniz.

YÖNTEM 2

Aslında bu yazdığım pek yöntem sayılmaz ancak az bilinen bir hava yolu şirketi  ve arama motorlarında yer almadığı için yazmak istedim. Belki duymuş olabilirsiniz ama tayland bileti en ucuz Türkmenistan hava yollarında satılıyor. Şu an için online satışı olmadığı için taksimde bürosu bulunan obi turizm aracılığıyla Bangkok gidiş dönüş biletinizi 550$ a alabilirsiniz. Türkmenistan hava yollarının güzel bir tarafı ise bileti önceden de alsanız bir gün kala da alsanız fiyat 550$ olarak sabitlenmiş durumda. Ben  daha önce denedim memnun kaldım Aşkabat aktarmalı Bangkok uçuşu için olduka iyi fiyat bence ve aktarma süresi çok uzun değil 2 ile 4 saat arası bir bekleme süresi var.

 

Az bilinen en iyi 10 seyahat uygulamaları

ÇOK ÇOK İŞİNİZE YARAYAN AZ BİLİNEN UYGULAMALAR

Seyahate çıkmayı planlıyorsunuz ve daha önce hiç gitmediğiniz, hakkında bilgi sahibi olmadığınız yerlere gideceksiniz. Özellikle bireysel olarak gezi planı yapanlar seyahatlerini hiçbir rehber desteği omadan kendileri planlamak zorundalar. Gelişen teknoloji bu konuda size çok büyük yardımcı oluyor. Aşağıda saydığım uygulamalar tamamen kişisel deneyimlere dayalı ve size seyahatiniz sırasında maksimum fayda sağlayacak uygulamalardır. Sayfayı takipte kalın zaman zaman büyük ipuçlarını buradan paylaşacağım.

4HYPERLAPSE

Seyahat esnasında video ve fotoğraf çekmek vazgeçilmezlerimiz arasında yer alıyor. Hyperlapse ile haraket halindeyken “timelapse” videolar çekebilirsiniz. Yani zaman atlatmalı videolar örneğin on dakikalık bir yolculuğunuzu 1 dakikaya sığdırabilirsiniz.

Bulgaristan`da av turizmine katılmak istermisiniz?

BULGARİSTAN KIZIL GEYİK AVI

Bulgaristan av ve doğa severler için müthiş fırsatlar sunuyor. Dokunulmamış bir doğaya sahip olan Bulgaristan kızıl geyik, alageyik, yaban domuzu, karaca, yaban koyunu, dağ keçisi ve orman horozu gibi av hayvanlarının doğal yaşam ortamı hiç bozulmamış. Bulgaristan`da av rezervlerinin profesyonel yönetimi ve kontrollü bir şekilde avcılık yapılması, yüksek kalitede ve başarılı avlar yapılmasına olanak sağlıyor.

Avlama yöntemleri genel olarak takip yoluyla, sürek avı veya yüksek av sandalyelerinde bekleyerek yapılıyor. Av esnasında lezzetli yemeklerin tadına bakacak, konforlu av kulübelerinde keyif süreceksiniz. Rahatınızdan ödün vermeden gercek av heycanını  içinizde hissedeceksiniz. Bulgaristan`ın avcılık konusunda önemli avantajlarından biri de yaban keklikleri, sülünler ve , yabani güvercinler, ördekler ve kazlar gibi aklınıza gelebilecek bütün küçük avları görebilirsiniz.

Bulgaristan’da küçük av sizi özgür ve huzurlu hissettirecek .Görünürde bir başka avcı olmadan geniş alanlarda yanlız başınıza rahatça dolaşabilirsiniz. Geniş  av rezervlerinde sessizliğin tadını rahatça çıkarabilirsiniz. Size sabahları rahatsız edebilecek tek şey dağdan gelen suların akıntı sesi veya  kuşların sesi olabilir.

BULGARİSTAN`DA KIZIL GEYİK AVI

Kızıl geyik avlama alanı Stara Planina (koca balkan dağları) dağında bulunur. 29.000 hektarlık bir açık alanda günlerce Kızıl geyiğin izini sürebilirsiniz. Kızılgeyik avı size unutulmaz anlar, harika av ganimetleri, bir sürü hatıralar ve duygular vaad ediyor. Stara Planina dağlarında,  lezzetli av yemeklerin, konforlu av kulübelerinin büyüsüne kapılacaksınız.

Gözünüzün alabildiği her yer çayırlarıyla ve asırlık ormanlarla dolu. Çok sayıda mısır tarlaları ve profesyonel rehber avcılar  size iz sürerek ya da peşinden giderek yapılacak unutulmaz  bir av tecrübesi sunuyor. İyi ısıtılmış olan ve gürültü yalıtımlı ve yerden yüksek avcı kulübeleri vahşi ortamda size büyük konfor sağlıyor.Arazide iki tane avcı evi bulunuyor. Bu evlerin Bulgarista`nın kendine av mimarisi tarzında yapılardan oluşuyor.

https://www.youtube.com/watch?v=KqM1tLoaPdk

Birinci  avcı evinde  12 tane oda bulunuyor, tuvaletler ve banyolar ayrı; rahat bir yemek odasının yanı sıra dışarıda da barbekü yapabileceğiniz alan bulunmakta. İkinci avcı evinde ise  6 tane yatak odası, salon, yemek odası ve yorucu bir av gününden sonra rahatlamanız için SPA merkezi mevcut.

Sıcak yaz günlerinde ise rahatlamanız için yüzme havuzu unutulmamış. Ayrıca havuz yanında bulunan jakuzide, bardan aldığınız içkilerinizi yudumlarken rahatlayabilirsiniz.

Av ganimetlerinin bulunduğu odada, boş zamanlarınızı değerlendirmek için bilardo, tavla ya da iskambil oyunu oynama imkanı da düşünülmüş. Ayrıca kış günlerinde şöminenin önünde birer kadeh içki içerken ilginç av videolarını izleyebileceğiniz televizyonda mevcut. Eğer binicilik seviyorsanız doğal ortamda at binme olağı da sağlıyorlar.

Burada yaşayacağınız deneyimler sadece avcılıkla sınırlı değil eğer balık tutmayı seviyorsanız  şansınızı avcı kulübelerine yakın olan akarsularda alabalık tutarak deneyebilirsiniz.

 

Aynı zamanda yaban domuzu, alageyik ve yabani koyun avını kombine edebilirsiniz.
Av dönemi:

  • Erkek ve buzağı: 1 Eylül’den 31 Ocak tarihine kadar
  • Dişigeyik: 1 Ekim’den 31 Aralık tarihine kadar

Avcı başına paket fiyatı, 5 gün konaklama/4 av günü: 1200 €

 

Av trofesı:
Ağırlık (kg) Euro Euro/10 g*
4.01’den 5.00 kg kadar 600.00 +3,0
5.01’den 6.00 kg kadar 900.00 +5.0
6.01’den 7.00 kg kadar 1,400.00 +6.0
7.01’den 8.00 kg kadar 2,000.00 +8.0
8.01’den 9.00 kg kadar 2,800.00 +10.0
9.01’den 10.00 kg kadar 3,800.00 +12.0
10.01’den 11.00 kg kadar 5,000.00 +30.0
11.01’den 12.00 kg kadar 8,000.00 +40.0

Dişi geyik – 150 €

 

  • Yaralı veya bulunamayan kızıl geyik için avcıdan trofe için istenen %50 ödenir.
  • Av trofesi kilogram ölçüsü ile üst çene ile birlikte tartılır, vurduktan ve haşladıktan 24 saat sonra.
  • İstenilen kilogram’dan az veya çok sapma %15 ödenir.

Ücrete dahıl olanlar:

  • Sofya havaalanına gelişte yardım
  • Konaklama yukarıda belirtilen sürede üç yıldızlı otelde, ya da avcı evinde tek kişilik tam pansiyon odalarda olur.
  • Havaalanından av yapılacak bölgeye kadar ve yine havaalanına transferler ;ve av sırasında tüm ulaşım
  • Geliş gününden gidiş gününe kadar tercüman yardımı
  • Yetenekli personel ve yerli av rehberleri ile av organizasyonu
  • Bulgar av ruhsatı −30 gün geçerli olan
  • Veteriner sertifikası
  • CIC yöntemleri sonrasında av trofesi ölçümü
  • İhracat belgeleri, gümrük formaliteleri

Türkiye`ninTuristik Denizaltısı Nemo hazır

DENİZALTI İLE DALIŞ YAPMAK İSTEYENLER ARTIK ANTALYA`YA GELECEK

Turistik denizaltı Nemo Primero’nun, Nisan 2017’den itibaren Antalya’da dalışa başlayacağı haberleri geldi.

Submarine Turkey’ şirketinin yaptığı açıklamaya göre, Antalya kıyılarında bulunan Sıçan Adası açıklarında özel olarak hazırlanan dalış rotasında, dalışseverlere hizmet edecek olan 48 kişi kapaziteli Nemo Primero, günde ortalama 6 dalış yapabilecek.

Hürriyet’te yer alan habere göre; Submarine Turkey, IHS Travel ve Touristfly Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Emre Yavuzyiğit, turistik denizaltı Nemo`nun uzun dönemli bir proje olduğunu hatırlatarak, “Yola çıktığımızda yalnızdık, sektöre öncü olmak ve arkamızdan geleceklerin daha iyi şartlarda yol almalarını sağlamak için çok emek sarfettik. Projeyenin ilk zamanlarında  Nemo Primero bir metal yığını halindeydi, ama ülkemiz bugün sivil denizaltı sahibi olan 7 ülkeden biri” diyerek açıklamasına devam etti.

Nemo Primero’nun Türkiye’nin ilk turistik gezi amaçlı  denizaltısı olduğunu belirten Yağuzyiğit, Nemo  ile Türkiye kıyılarının, sualtı zenginliklerinin daha iyi görüleceğinin altını çizdi. Yavuzyiğit, “Diger Hedeflerimiz arasında Türkiye’nin denizaltında bulunan zenginliklerinin daha iyi kullanılması ve tanıtılması da var. Neden bizim de kıyılarımız, denizlerimiz ve denizaltı hakkında ünlü  filmlerimiz, dizilerimiz, animasyonlarımız olmasın. Bu harika deneyim,  güzel kıyılar ve sualtı zenginliklerimiz herkese açık olmalı. Bu konuda yapılacak her türlü iş birliklerine de açığız.” dedi.

Nemo Mark 4 serisinin 10. denizaltısı olarak Finlandiya`da üretilti. Üçüncü nesil turistik denizaltı Nemo Primero, 48 yolcu ve 2 pilot kapasitesi ile dünyanın en gelişmiş teknolojisine ve en sıkı emniyet sistemine sahip turistik denizaltıları arasında yerini aldı.

Mark 4 serisinin 10. denizaltısı

72 saate kadar su altında kalabilen denizaltı ile dışarıdan hiçbir destek almadan günde 10 dalış yapılabilme imkanı var.

Dünyanın en güzel 9 şehir parkı

3KİNGS PARK

Kıta ülkesi  Avustralya’nın Perth şehrinde bulunuyor king park. Hem Avustralyanın hem dünyanın en büyük yeşil alan ünvanına sahip park içinde, çok ilinç anıtlar da bulunuyor. Parkta bahar ve yaz aylarında uzun uzun yürüyüşler yapabilir, doğanın neredeyse bütün renklerini bir arada görebilirsiniz.

Trakya`da Arcadia bağlarını görün

M.Ö 500 yılından bugüne Trakya`da bağcılık ve şarapçılık yapılıyor. 1658 yılında Trakya`ya gelen Evliye Çelebi Seyahatname adlı kitabında yüzlerce dönümlük bağlarla karşılaştığını yazmış. Eski kayıtlarda ise şarapların limanlara taşındığı Şarap yolu ismine rastlanır. Manda arabalarına yüklenen fıçı ve küpler dolusu  şarapların,  Kıyıköy ve İğneada ya getirilip, buradanda gemilere yüklenerek Fransa`nın Marsilya şehrine ve İtalya’ nın Venedik şehrine sevk ediliyormuş. 19.yüzyılda Trakya`dan Fransa`ya 70 milyon litre şarap gönderildiği biniliyor.

Lüleburgaz ve ıstıranca dağları arasında kalan Çeşmekolu köyünün arkasından geçen şarap yolunda kurulu olan Arcadia bağları tarihi yeniden canlandırıyor. Tarihde olduğu gibi kaliteli şarabın yeniden üretilmisini sağlamak ve dünya standartları çerçevesinde, şaraplarını diğer ülkelere ulaştırmayı hedeflemiş Arcadia bağları.

İsmini Arcadiapolis antik kentinden alan Arcadia, 2000 binlerde Cumhuriyet döneminde Kırklareline yapılan ilk modern büyük bağ yatırımı olma özelliğine sahip. Çeşmekolu karşısında Bağlık yakası olarak bilinen arazilerde uzun araştırmalar sonucu 2500 dönümlük arazi üzerine kurulmuş Arcadia bağları. Ancak bu kadar arazinin şu an için sadece 350 dönümü bağ olarak kullanılıyor.

Özcan ve Zeynep Arca dünyada çeşitli bağ coğrafyalarını dolaşarak, hem gezip hemde araştırma yaptıktan sonra hayallerindeki şarabı üretebilecekleri Teruar arayışına başlamışlar. Lüleburgazın kuzeyi ile Istıranca dağları arasında kalan bölgenin iklim özelliklerinden dolayı bu bölgeyi tercih ederek Arcadia çiftliğini kurmak için ilk adımları atmışlar.

Terruarın müthiş  lezzetinin şaraplarına hiç kayıpsız aktarılması için sekiz yıl boyunca  beklemişler ve artık hayallerdeki şarabı  ziyaretçilere ve şarap tadımı meraklılarına tattırma  zamanı gelmiş.

İşletme sahibi Özcan Arca, Trakya’nın turizmde sahip olacağı payın ortaya çıkarılamadığı fikrine sahip. Turizmde Arcadia Çiftliği ile Trakya coğrafyasını   eko, agro ve gastro turizm merkezi haline getirmeyi amaç edinmiş.

ARCADİA BAĞLARI

Arcadia Bağları’nda yetiştirilen üzümlerin cinsini sıralayacak olursak Sauvignon Blanc, Narince, Cabernet Sauvignon, Cabernet Franc, Merlot ve Öküzgözü ve Papaskarası üzümleri olduğunu söyleyebiliriz. En eski üzüm cinslerinden Sauvignon Gris ve Pinot Gris cinsi üzümlerini Türkiye’de yetiştiren tek bağın burası olduğunu söyleyebiliriz.

Rakımı 100 ila 150 m arasında değişen rakımlarıyla birçok minik minik tepeler, vadi ve meşe korularından oluşuyor Arcadia bağları arazisi. Arcadia bağlarında  doğada ve üzümde kalıntı bırakacak hiç bir kimyasal kesinlikle kullanılmıyor.

ŞARAPHANE

Bağbozumu zamanı toplanan ürünün bağlardan kadehlere uzanan öyküsünde hem modern hemde  geleneksel metodlar bir arada kullanılıyor. “Yerinde üretim” sistemiyle çalışan Arcadia bağları tam ortasına şarap üretim tesisini kurmuş. Üzümler bağlardan toplandığı gibi anında tesise getirilip üretime başlanıyor.

Toplanan üzümler  özel tasarım dairesel şaraphane yapısı sayesinde yerçekimi ile, pompa ve benzeri mekanik malzemeler  kullanılmadan şarap haline getiriliyor. Üretilen Şaraplar yine en doğal haliyle olduğu yerde şişeleniyor. Şaraphanenin orta kısmından, yer altındaki mahzene doğal serinliği ve nem oranını  en uygun mekân şekilde sağlamak için bir kapı açılıyor. Şaraplar önce üç kat meşeden yapılmış  fıçıda daha sonra ise şişelerde dinlendiriliyor.

ŞARAP ÇEŞİTLERİ

9 farklı cins üzüm yetiştirilebilen 350 dönümlük arazide, Cabernet Franc, Merlot, Sauvignon Blanc, Cabernet Sauvignon, Sauvignon Gris, Sangiovese, Pinot Gris, Öküzgözü ve Narince. cinsi üzümler yetiştiriliyor. Ancak Şaraba yatkın olmaları , toprağa ve bölgeye göstertikleri uyumdan dolayı Sauvignon Blanc, Sauvignon Gris ve Pinot Gris üzümlerini işlemeyi tercih etmişler.

En eski üzüm cinsinden  olan ve çok güzel şaraplarda  kullanılan Sauvignon Gris üzümü, Türkiye’de ilk kez Arcadia Bağları’nda yetiştiriliyor.

ŞARAP TADIMI

Arcadia Gris işletmenin en ünlü şarabı. Ülkemizde  Sauvignon Gris ve Pinot Gris üzümlerinin yetiştirildiği tek yer burası oludundan böyle bir şarabı başka yerde bulamazsınız. Biberiye, narenciye, limon ve çimen aromalarından oluşan Arcadia Gris şarabı aynı zamanda tatlı şaraplar arasında yer alıyor.

İşletmenin bir diğer şarabı ise Arcadia Odrysia Narince şarabı. İçerisinde şeftali, nektarin, narenciye gibi bol meyve aromaları barındıran beyaz  şarap yumuşak bir içime sahip.

İşletme şampanya üretmeyide ihmal etmemiş. Narince üzümlerinden üretilen Narince şampanya,  sınırlı sayıda özel yapım prosecco stilinde yapılan bir  şampanya. Narince Şampanya, sadece Bakucha Otel’de kalan misafirlere sunuluyor.

BAKUCHA OTEL

Bakucha Otel,süper  doğa manzarasıyla 18 odası bulunan butik bir otel. Otelde keyifli dakikalar geçirmeniz için pek çok ayrıntı düşünülmüş Açık yüzme havuzu, manzaralı sauna, masaj odası , SPA, bu ayrıntılardan bazıları. Yıl boyunca açık olan otel İstanbula yakınlığı sebebiyle, büyük şehir stresinden kaçmak isteyenlerin uğrak noktası olmaya aday.

Trakyada gezilecek yerler in başında yer alan otele şarap tadımı için gelecekseniz önceden randevu almanız gerektiğini unutmayın. Ayrıca bu bölgede çok sayıda kültürel hazineyi görme şansına da sahipsiniz. Bölgenin kuzeyinde yer alan bir diğer önemli nokta ise Unesco`ya aday Longoz ormanları.

Kırklareli hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için Butik şehir Kırklareli yazımı okumanızı tavsiye ederim.

BODRUMUN ÜNLÜ MEKANINA ŞOK!!!

BODRUM HALİKARNAS DİSKO KAYBETTİ

1979 yılında açılan Bodrum’un en gözde  eğlence yeri  Halikarnas disko için mahkeme tahliye kararı verdi. Yerin sahibi  ile işletmecilerin 17 yıldır hukuki süreç yürüttüğü söylendi.

Bodrum’un sembolü haline gelen  Kumbahçe’deki Halikarnas için 17 yıl süren hukuki dava tamamlandı. Bodrum 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Halikarnas diskonun  tahliyesine karar verdi. Mülkün sahiplerinden Kemal Kamil Aktaş, yaptığı açıklamada  ”Ailem burasını zamanında ev olarak satın almış, daha sonraki dönemlerde pansiyon olarak işletmişler. 1979 yılında ise  Süleyman Bey’e kiralamışlar. Biz 2 defa 10 senelik kira sözleşmesi yaptık. Sözleşme 1999’da bitti. Biz 1999 dan  bu yana mülkümüzün boşaltılması için mücadele ediyoruz.” dedi.

Borçlar Kanunu’nda uzun dönem kiramalar için  bir düzenleme yapıldığını söyleyen Kamil Aktaş, “10 yılını doldurmuş kiracıların gerekçe gösterilmeden tahliye edileceği maddesi eklendi. Fakat kiracılarımız bu karara da itiraz etti ve kararın iptali için mahkemeye başvurdu. Kanuni hakkımız olduğu halde 2 yıl daha zaman harcadık , fakat sonunda müjdeli haberi aldık” dedi.

2 BİN 900 METREKARELİK TURİZM İMARLI ALAN

Mekanın işletmecisi olan Demir’in ailesini zor durumda bıraktığını ve tahliye sonrasında satış yapmayı  düşündüklerini belirten Aktaş, “Mülkün yarısı annem ve teyzeme, kalan kısmı ise büyük dayımın kızlarına ait. Süleyman Bey’e satmak istediğimizi de önceden bildirdikk ama çok komik rakamlar teklif etti. Tahliye yapıldıktan sonra mülkümüzü satacağız. 2 bin 900 metrekare turizm imarı olan bir alan burası. İçinde tarihi yapı var” dedi. Kira iyileştirme davaları da açtıklarını ve senelerce binananın değerinin altında kiralandığını belirten Aktaş, yıllık olarak 300 bin lira kira aldıklarını söyledi.  Denize kenarındaki mülkün 25-30 milyon dolardan satılacaı söyleniyor.

”MÜLK SAHİBİ İLE ANLAŞMA SAĞLAYACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM”

Tahliye kararından sonra  açıklama yapan, işletmeci Süleyman Demir’in avukatı Murat Yüksel ise şöyle söyledi: “Bu güne kadar kiramızı yasaların belirlediği tutarda verdik. Zaman zaman  anlaşmazlıklar olsa bile hep anlaşma sağlandı. Mülkiyetin sahibinin  çok olmasından dolayı süreç yavaş ilerliyor. Son olarak yeni bir yasanın verdiği yetki ile tahliye istediler ve biz kanunun iptali için dava açtık. Fakat Anayasa Mahkemesi mülk sahibinin lehine karar verdi ve tahliye kararı çıktı. Ancak ben mülk sahipleri  ile bir anlaşmaya varacağımızı  düşünüyorum.”

Bodrum 2. Sulh Hukuk Mahkemesi`nin verdiği kararda şu ifadelere yer aldı: “Açılan davanın kabul edilmesine, aktin sona erdiğinin tespiti ile davalının mülkten tahliyesine, davacı tarafa teslim edilmesine karar verildi.” Ayrıca kararda her iki tarafında  istinaf mahkemesine itiraz haklarının olduğu da bildirildi.

Takip edin

182HayranlarBeğen
0TakipçilerTakip et
13TakipçilerTakip et
0AbonelerAbone ol

Kaçırma