PAYLAŞ

TRAKYANIN KÜÇÜK VE BUTİK ŞEHRİ KIRKLARELİ

   Nasıl gidilir; Kırklareli`nin eski adı Kırkklisedir bugünkü nüfusu 60 bin civarında olan Kırklareli´ye İstanbul`dan otaban üzerinden 2 saat bir yolculuktan sonra ulaşmak mümkündür.

KIRKLARELİNDE KONAKLAMA

Kırklarelinde hem hesaplı hemde konforlu konaklama istiyorsanız sizlere tek önerim gunluk kiralık daire tutmanız. www.kirklareligunlukkiralik.com adresinden evleri görebilir ve sahibini arayabilirsiniz veya www.kirklareligunluk.com üzerinden direk rezervasyon yapabilirsiniz. Burası bir aile işletmesi bütün daireler 1+1+mutfak şeklinde hepsinin balkonu var 3 kişi rahat bir şekilde konaklayabileceğiniz gibi mutfağında yemekte pişirebilirsiniz. Ayrıca her evin balkonu var ücretsiz wifi çay kahve gibi ikramları mevcut. Booking üzerindende rezervasyon yapabilirsiniz ayrıca daha önce kalmış gerçekkişilerin yorumlarını okuyabilirsiniz. Booking puanı 9,0 olan bir işletme. Kirklarelinde konaklama nın tek adresi diyebilirim.

Türkiye´de en yüksek okuma-yazma oranına sahip olan Kırklareli malasef geçiş yolları üzerinde olmadığından dolayı fazla gelişmemiş küçük bir il olarak kalmıştır, tabiki böyle küçük kalması da Kırklareli`yi bozmamış insanların huzurlu bir şekilde yaşamasını sağlamıştır. Bulgaristan´a yarım saat uzaklıkta olan Kırklareli´nin ayrıca karadeniz e de kıyısı olduğundan dolayı, doğal güzelliği ve ormanları oldukça fazla bir şehirdir.
Bir geçiş bölgesi olması nedeniyle Roma ve Bizans dönemlerinde pek çok istilalara uğrayan Kırklareli ilk defa I. Murat zamanında 1363 yılında Osmanlıların eline geçmiştir. Bu tarihten itibaren uzunca bir barış süreci yaşayan Kırklareli Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sıralarında Bulgar ve Yunan işgaline maruz kalarak büyük eziyet ve sıkıntılar yaşadıktan sonra 10 Kasım 1922’de nihai özgürlüğüne kavuşmuştur. Kırklarelinin halkı ise genellikle Bulgaristan ve Yunanistan, ayrıca Boşnak, Arnavut gibi diğer Avrupa muhacırlarından oluşmaktadır.

kirklareli-vilayet-meydani

Resimde Kırklareli vilayeti gözükmekte, Kışlar burada uzun ve oldukça soğuk geçer il merkezine çok fazla kar yağmasada Istranca dağlarındaki köylerine ve ilçelerine oldukça fazla kar yağar.

kirklareli-istasyon-caddesiVilayet binasıın hemen sol tarafında istasyon caddesi uzanmaktadır, burası adate Kırklarelinin tek eğlencesi diyebiliriz, trafiğe kapalı olan bu cadde boydan boya sağlı sollu parklar ve kafelerle doludur. Özellikle yaz akşamları bütün Kırklareli halkı bu parklara ve kafelere akın ederler, caddenin halk arasında bilinen  diğer bir adı da Gör beni Al beni dir. Bu caddede bekar kızlar ve erkekler süslenip püslenip, giyinip kuşanıp caddeye inerler, çift şeritli olan bu caddede gidiş dönüş kendiliğinden oluşmuş durumdadır, ağır aheste yürüyeceksin ki kendini göstereceksin diğer tarafta seni beğenecek :))

 

Kırklareli´ye gezmeye Mayıs ayında geliyorsanız Mayıs ayının 3.haftasını tercih edin çünkü bu tarihlerde Karagöz Kültür ve Sanat festivali adı altında Kakava şenlikleri düzenlenir. Baharın geldiğini müjdeleyen bu şenlik eskiden 3 gün yapılırken bugünlerde bir hafta boyunca devam etmektedir. İstasyon caddesinin sonunda bulunan tarihi tren istasyonu civarına kurulan şenlik alanında, genelde yöresel olan birçok firma stand açar. Ben en çok yöredeki sucuk firmalarının açtığı standları seviyorum 🙂 burada mis gibi ekmek arası sucuğunuzu yiyebilir veya kadınların pişirip sattığı hamurun kızartılması sonucu elde edilen oldukça lezzetli peksimet yiyebilirsiniz. Gündüzleri çeşitli etkinlikler yapılan şenlikte en akılda kalanlar halk oyunları gösterileri ve Motor kalkış yarışlarıdır. Geceleri ise ünlü sanatçıların verdiği konserler disizi devam eder İstasyon altında. Konserden canınız sıkılırsa lünaparkta stres atabilirsiniz. Kakava zamanı haftasonu olunca Şehir merkezi civarında oldukça fazla bulunan dere kenarı ormanlık alanlara insanlar piknik yapmak için hücüm ederler adeta, roman vatandaşlar ise Kırklareli çıkışında bulunan Şeytandereye gidip bol miktarda içki tüketerek oğlak çevirme yerler, tabiki de sadece romanlar dersek yanlış olur her türlü insan bulabilirsinzi burada.

kakava-senlikleri

Üzülmeyin, Kırklareli´ne Kakava haricinde gelirseniz de yapacak birçok şey  ve gezecek birçok yer bulabilirsiniz.  Kırklareliye giriş yaptınız karnınız da açsa hiç düşünmeden kendinizi bir köfteciye atın çünkü iddaa ediyorum Türkiyenin hiç bir yerinde burdaki gibi köfte yiyemezsiniz. Köftecilerin hepsi güzeldir ancak bir kaçtanesi bir adım daha öne çıkmıştır lezzet ve servis bakımından. Şehirler arası terminalin 100m ilerisinde Birtat köftecisi oldukça isim yapmıştır burada ama benim tavsiyem Devlet hastanesine gelmeden Karaumur caddesinde bulunan küçük bir lokanta olan Durak köftecisi olur sizlere, köftenin yanında bir kalem pirzola ve bi parça bonfilede söylemeyi unutmayın, çünkü hayvanlarının beslenmesinden dolayı trakyanın etinin lezzeti bi ayrıdır. Köftenin yanında alkol alacaksanız Belediyenin karşısında kasaplar arası diye bilinen yerde Dörtler köftecisine gidip hoşça vakit geçirebilirsiniz.

kirklareli-koftesi-nasil-yapilir

Kırklareli köftesi ıstıranca dağlarında yetiştirilen hayvanların etinden yapıldığı için lezzetine doyum olmaz. Köfte %80 dana %20-25 kadar kuzu etinin karışımından yapılmaktadır.

Yemeğinizi yedikten sonra canınız şehir dışında gezmek isterse ilk akla gelen yerlerden biri Dupnisa mağarası olacaktır.

dupnisa

Mağaraya ulaşmak için 60km kadar asfalt yoldan ilerliyorsunuz ama yol bi okadar manzaralı hiç canınız sıkılmıyor, genelde orman içinden ilerleyen bu yolda zaman zaman akarsular karşınıza çıkıyor.
Üç girişe sahip bir yeraltı sistemi olan mağaranın toplam uzunluğu 3200 m’dir. Girişten itibaren ilk 1000 m’si suludur. Mağaradan çıkan kaynak Türk-Bulgar sınırı olan Rezve Deresini oluşturmaktadır. Girişlerden birincisi Dupnisa Dolin girişidir. İkincisi kuru mağara olup iki ayrı girişle başlar. Kollardan biri 456 m, diğeri 363 m’dir. Üçüncü giriş Kız Mağarasıolup 60 derecelik bir eğimle başlar. Mağaranın yan kolları fosil, ana sistemi aktiftir. İçinde boyutları 150x 60 m çapında bir salon vardır.

 

Mağarayı gezdiniz dahada enerjiniz ve vaktiniz varsa Mağaradan çıkıp geldiğnizi köy Sarpdereye doğru devam edin orada Demirköy tabelasını göreceksiniz, Demirköy istikametine devam edin. Çok güzel orman yollarından geçerken yol boylarında alabalık, et, pirroza, satır et,oğlak yiyebileceğiniz orman içinde su kenarlarında tesisler bulacaksınız. Demirköyden sonra 15dakika daha devam edin Karadenizin Bulgar sınırında olan ve içinde dünyanın en büyük longoz (subasar) ormanlarını barındıran şirin sahil kasabası İğneadaya ulaşacaksınız.

caglayik-koyu

kuzular

pecka-nedir

Bu sobaya trakya yöresinde çok rastlanır özelliklede köylerde her evde vardır ve oldukça kullanışlıdır, bunun adı peçkadır, göçmen sobası diyenlerde vardır.  Peçka bulgarca ve rusçada soba anlamına gelmektedir.  Bu sobada pişen ekmeğin ve üzerinde pişen yemeğin tanıda doyum olmaz. Ekmek pişirirken genelde yanlarına patateste atılır.

sehit-evi

Civarda köylerde evler genelde böyledir, halkın maddi durumu çok iyi sayılmaz ama yinede Türk bayrağını evlerinden eksik etmezler, Devletten yardım talep edip , devlete baş kaldırmazlar,onurlu gururlu insanlardır. Elektrik parasını öderler kaçak elektrik kullanmazlar.

kirklareli-gezilecek-yerler

Fatih Sultan Mehmet döneminde Demirköy çevresinde bulunan zengin demir yatakları göz önünde bulunarak buraya demir döküm merkezi kurulmuştur. İstanbulun fethinde kullanılan toplar burada dökülmüştür, ilçeye yaklaşık 4km mesafede dökümhaneleri görebilirsiniz. Ayrıca ilçeye giderken 100metrelik bir alan manyetik yol olarak bilinir, yol yokuş yukarı olmasına rağmen arabanızı boşa atarsanız aracınızın yavaş yavaş ilerlediğini göreceksiniz.

Demirköy çilekleriyle de ünlü bir ilçemizdir haziran ayının ilk haftalarında giderseniz çilek festivaline denk gelebilir oldukça lezzetli çilekler yiyebilirsiniz.

demirkoy-cilek-festivali

Eğer jeepiniz veya Endura motorunuz varsa Demirköye karadeniz kıyısından orman içinden gelen bir offroad yolu var, Eğer istanbul tarafından geliyorsanız gerekli ekipmanınız varsa bu yolu değerlendirebilirsiniz, Çatalcadan terkos gölü kenarını geçtikten sonra Çilingoz istikametine devam edin sonra offroad yoluna ulaşırsınız ama kaybolmamak için yanınıza GPS getirin mutlaka.

İğneada da lüks otelten pansiyona, kamu misafirhanesinden çadır kampa kadar birçok konaklama yeri bulabilirsiniz. Kamu personeli için Öğretmen kampı ve Özel idarenin kampı bulunmaktadır. Göl kenarına kurulmuş oldukça büyük bir çadır kampı vardır, hatta tüm yaz boyunca burada kalan çadırcılar görebilirsiniz.

  • İĞNEADA İL ÖZEL İDARE DİNLENME TESİSLERİ : 0 288 692 21 35
  • İĞNEADA MİLLİ EĞİTİM DİNLENME TESİSLERİ ( ÖĞRETMENLER KAMPI ) : 0 288 694 41 52

200 Yatak kapasiteli, orman içinde ve denize sıfır, sosyal tesislere sahip

  • YSE EĞİTİM VE DİNLENME TESİSLERİ : 0 288 694 41 52
  • T.P.A.O EĞİTİM VE DİNLENME TESİSLERİ : 0 288 692 41 52

 

longoz-ormanlariİğne ada, Kırklareli ili Demirköy İlçesine bağlı bir sahil beldesidir. İstanbul’a 250 km, Kırklareli’ne 97 km ve Edirne’ye 165 km uzaklıkta olan İğne ada’nın nüfusu 2000 yılı verilerine göre 2215’dir. Denizi, gölleri, subasar ormanları, tarihi ve kültürüyle bir cazibe merkezi olan İğne ada, coğrafi yalıtılmışlığı sayesinde bugüne kadar çok fazla bozulmadan korunabilmiş önemli bir doğal alana ev sahipliği yapmaktadır. Bir ekosistemler zinciri olan İğne ada’da, subasar ormanlar ve yaprağını döken orman ekosistemleri, tatlı ve tuzlu su gölleri, kıyı kumulları, tatlı ve hafif tuzlu bataklıklar bir arada bulunmaktadır. Türkiye’de subasar özelliğe sahip alüvyal karakterdeki birkaç ormanlık alandan biri olan İğne ada Longoz Ormanları*, Avrupa’da da nadir bulunan bir ekosistemdir. Kıyıda yer alan kumullar, barındırdığı endemik bitki türleriyle İğne ada’nın önemini daha da artırır. Batı Palearktiğin önemli kuş göç yolları üzerinde de bulunan bölge, gölleri, sazlık ve sulak alanları ile göçmen kuşlar için yaşamsal bir konaklama alanıdır. Dar bir alanda, birbirinden farklı ve yüksek koruma değerine sahip ekosistemlerin iç içe bulunması, bölgeyi yalnızca Avrupa ölçeğinde değil dünya ölçeğinde de önemli hale getirmektedir. Bölge dünyanın korunması gereken doğa miraslarından biri olarak değerlendirilmektedir.

İğneada merkezden kiralayacağınız bir ATV ile ormanlarda dolaşabilirsiniz. İğneada merkezde ve ormanlarda dolaştıktan sonra görmeniz gereken Limanköy ve Bulgar sınırındaki Beğendik köyü bulunuyor. Bu günlerde Beğendik köyüne yapılması planlanan termik santral bölgedeki doğal güzellikleri tehdit etmektedir. Beğendik köyünden sahile inerseniz Bulgaristanın Rezve kasabısını çıplak gözle görebilirsiniz.

igneada-termik-santralBir afiş asılmış ama kimsenin pek kulak astığı yok buna, çünkü bu yörenin halkı kanunlara saygılı, yumuşakbaşlı insanlar, korkarlar sesleri çıkmaz, Yurdumun bir başka köşesinde özellikle Güneydoğu ve Doğu anadoluda böyle bir şey yapmaya kalksanız, bir elektrik kesintisinde bile ortalığı ateşe veren insanlar yeri yerinden oynatırlar. Ama buranın halkı çaresiz kalmış. Devlette bu güzel ekosisteme zarar vermekten çekinmiyor sanırım.

kiyikoy
İğneadayı arkamızda bıraktıktan sonra, Kırklarelinin bir diğer sahil kasabası Kıyıköy´e geçebiliriz.

 Kıyıköy, Kırklareli ili sınırları içinde ve Vize ilçesine bağlı, doğal güzellikleriyle öne çıkmış bir sahil kasabasıdır.1987 yılında belediye olmuştur ve nüfusu 3000 civarlarındadır.

Karadeniz kıyısındaki bu kasabanın etrafı ormanlarla çevrili olup Pabuçdere ve Kazandere dereleri de Karadeniz’e bu kasabadan dökülmektedir. Yöre halkının geçim kaynağı balıkçılık ve ormancılıktır. Dünyanın en eski taş oyma manastırlarından Aya Nikola Manastırı buradadır. İstanbul’dan günübirlik turlar veya geziler için uygundur. Kasaba yakınındaki Bahçeköy manda yoğurduyla ünlüdür. Kıyıköyde özellikle balık sezonunu açılmasıyla birlikte başta palamut olmak üzere , kalkan balığı, lüfer , tekir ve daha bir çok çeşit balık yiyebilirsiniz.

kiyikoy_kirklareli

   Manastırın hemen alttafından Denize dökülen derede sandalla gezebilir, veya buradaki kamp alanlarında çadırınızı kurabilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK