PAYLAŞ

   urfa ve çevresi gezilecek yerler HALFETİ

Nasıl gidilir; Gaziantep´ten Urfa istikametine yol alırken Urfa´ya yaklaşık 115km kala otobandan çıkarak 35km kadar ilerledikten sonra önce Yeni Halfetiye sonra Evlerin bir kısmı sular altında kalan siyah gülün memleketi eski Halfetiye ulaşaçaksınız. Halfeti Urfa ilimize bağlı ama, Gaziantepe daha yakın olmasından dolayı Halfeti halkı bütün ihtayaçlarını Gaziantep ten karşılıyor. Asurların, Arapların, Bizanslıların yaşam sürdüğü adeta bir tarih yeridir.

Ortasından geçen deli FIRAT nehrinin bir çok şeye şahitlik etmesi insanı düşününce etkiliyor. Oradakiler Fıratın bir zamanlar çok şiddetli aktığını söylediler ama şimdilerde 2000 yılında BİRECİK barajının suyu ile birleşince Fırat yok olmuş ve bir çok kısım sular altında kalmıştır.
halfeti-manzarasi

Tepeden bakınca müthiş manzarasıyla sizi halfeti karşılıyor. Tepeden aşağı inmeden mutlaka fotoğraf çekin yol kenarındaki çeşmede soluklanın.

Tepeden aşağı inince Eski halfetinin mütevazi şirin atmosferi sizin içinizi ısıtıyor. Baraj gölü boyunda yaklaşık 300metrelik bir sahil yolu var. Sular altında kalan yerleri görmek için özel teknelerle tekne turu düzelniyor halfetililer.Sahil yolunda iner inmez Tekne gezintisi yapan kişilerin elemanları sizi karşılayacaklar gezinti isteyip istemediğinizi soracaklar öncelikle biraz ısrarlı bir şekilde. Ama acele etmeyin önce sahil şeridinde sağlı sollu dizilmiş restauantların arasından kısa bir yürüyüş yapın sonra dinlenerek tekne gezintisini yapabilirsiniz. Tekne için önce size fazla fiyat söyleyebilirler mutlaka pazarlık yapın, ben iki kişi için 30tl ödedim ama kalabalıksanız ve iyi bir pazarlıkçıysanız daha az ödeyebilirsiniz. Gezinti yaklaşık 1 saat sürüyor Halfetiyi ve ilerideki köylerin sular altında kalmış kısımlarını suyun içinden daha güzel görebilirsiniz oldukça keyifli bir 1 saat geçireceksiniz.
halfeti-camisi

Yapımı 1804 yılında başlayıp 1807 yılında tamamlanan, inşasında Ermeni taş ustalarının görev aldığı, halkların daha önce nasıl kardeşçe bir arada yaşadığının gösterilmesi bakımından sembolik önem taşıyan Halfeti Ulu Camii ni görüyorsunuz.

halfeti-tekne-turu

halfeti-cay-bahcesiKarşımızda söğütün altında çok güzel salaş bir çay bahçesi bulunmakta burda oturup çaylarınızı yudumlarken halfetinin sular altında kalmış köylerini daha detaylı gözlemleyebilirsiniz.

Köyün önüne kadar gelip duruyoruz.. Yavaş yavaş sessizliğin içinde ilerliyoruz. Öyle bir çıplaklık hakim ki etrafımızda, tam bir teslimiyet ile yok olmuşluğu benliğimize kazıyor adeta. Sulara gömülmüş tarihin küflü kokusu duyuluyor adeta evlerin çatlamış duvarlarının arasından.

Hz İsa’nın havarilerinden Yuhanna’nın burada bulunan 8 metre genişliğinde ve 75 metre derinliğindeki bir kuyuda İncil’i yazdığı söyleniyor. Bu nedenle Rumkale, özelikle Hıristiyanlar tarafından önemseniyor.

Yine bir efsane var burada da. Kralın kalede yaşayan çok yakışıklı bir oğlu varmış. Öylesine yakışıklıymış ki, bir bakanın bir daha bakacağı gelirmiş. Çevredeki bütün kızlar ona aşıkmış. Kralın oğlu da su ihtiyacını karşılamak için kalenin altında bulunan kuyuya inermiş. Bir gün suya yansıyan aksini görmüş. Uzun süre seyretmiş kendini. Bir gün iki gün derken sürüp gitmiş bu durum böylece. Suya yansıyan güzelliğine aşık olmuş. Kral oğlunu bu durumdan kurtarmak için bir yere hapsetmiş. O da kendini suya atarak derinliklerinde kaybolmuş. Sonradan bir nergis olarak ortaya çıkmış. Onun için Halfeti’de nergisler bir başka güzel kokarmış.

halfeti-yemek-yenilecek-yer

halfeti-baraji
halfeti-gozleme
Halfeti içerisinde bölgede ikamet eden halkın yaptığı gözlemeler ve yöreye özel lezzetlerden tatma şansınız var.
sabut-baligi
Şabut balığı yemek lazım mutlaka. Şabut balığı sadece Fırat nehrinde çıkan yöreye özgü bir balık. Denemeden gitmemek lazım öyle değil mi?
Gün batımına yakın demir alıyoruz bu tarih kokan yerden rotamızı Kelaynak kuşlarının üreme yeri olan Birecik e doğru çeviriyoruz. Gezimizde bir tarihin sulara gömüldüğünü gördük, bölgeye sağladığı ekonomik katkıyı düşünecek olursak iyimi oldu kötümü oldu tartışılır ama bölge halkı mağdur edilmemiş yeni evler verilmiş, evlerin sular altında kalmasıyla bölge bir turizm cenneti olmuş, geçim kaynaklarına turizm gelirleride eklenmiş bir çoğu restaurant sahibi olmuş , tekne sahibi olmuş. Edindiğim bilgilere göre bir çok kişi çalıyı bile meyve fidanı göstererek 1 ise 5 saydırarak bir çok kez devlete mahkeme açarak yüklü miktarda paralar almışlar yani kimse mağdur edilmemiş.

BİR CEVAP BIRAK