Tiran Arnavutluk gezilecek yerler

0

TİRAN`A GİDİŞ HİKAYEM VE ARNAVUTLUĞUN BİTMEK BİLMEYEN YOLLARI

Temmuz ayının başlarındayız 10 gün kadar yıllık izindeyim balkanlar güzel olur düşüncesiyle balkanlar turu yapmaya karar verdim, Karadağ, Hırvatistan, Bosna ve Sırbistan`ı gezeceğim. İlk durağım Karadağ`ın Budva şehri olacak, Balkanları gezmenin en kolay ve ucuz yolu kendi arabanızla gitmek, bunun için tek gerekli olan aracınıza yeşil sigorta denilen uluslararası sigortadan yaptırmak. (bunun için yeşil sigorta yazımı inceleyin).

İpsala sınır kapısından çıktık yola, ilk  durağımız Kavala oldu, 2 saatlik molanın ardından Selanik istikametine devam ediyoruz ve Selanikten Yünanistan `ın kuzeyine  doğru ilerliyoruz hedefimiz Kosova oradanda Budva olacak. Birden hatırlıyorum yeşil sigorta Kosova`da geçerli  değil çünkü Kosova`nın kendi sigortası var. İnternetten fiyatına bakıyorum 50€ bir haftalık fiyatı olduğu yazıyor, ya 50€ verip Kosovadan geçeceğim yada alternatif rota olan Arnavutluğa gireceğim ve Tiran üzerinden Budva`ya gideceğim.  50€ büyük para o yüzden Arnavutluk üzerinden gitmeye karar veriyorum ve Arnavutluk macerası başlamış oluyor.

Yünanistan`ın kuzey tarafı her ne kadar dağlık olsa da yollar güzel ama Arnavutluk sınır kapısına yaklaştıkça, işler değişiyor ve yol iyice ıssızlaşıyor ama bu daha başlangıç. Arnavultuk sınır kapısını 15 dakikada geçiyoruz

TİRAN`A NASIL GİDİLİR

Tiran`a giden iki yol var, 1. yol ve en iyi yol olduğunu sonradan öğrendiğim, ohri gölünün kenarından geçen Pogradec üzerinden gidilen yol. 2. yol ise daha kısa ama hayatımda gittiğim en kötü yol olan Gramsh üzerinden gidilen yol. Daha kısa olduğu için sanırım Navigasyon bizi bu yola yönlendiriyor. İlk 5km lik kısmı güzel olmasa da asfatl ve birden yol toprak yola dönüşüyor ve direk dağların içindeyiz, sağımız solumuz her yerimiz uçurum ve dağ. Toprak dediysem de öyle dümdüz toprak yol  değil her yer çukurlu delik deşik bir yol. Bu yola girmemek için 50 değil 100€ bile veririm. Bu yolu geçişim gece yarısı civarı, bizden başka araba olmadğı gibi civarda ışık  dahi yok. Issızlığın ortasında bir yer bir ara kaybolduğumu düşünüyorum , tekrar haritalara bakıyorum başka alternatif yol yok, mecburen bu yolu gideceğiz. Gece karanlık olmasına rağmen uçurumun aşağısının bir kanyon olduğu belli, şiddetle akan akarsuyun sesi geliyor, yol kenarında bariyer falan hiç birşey yok ve en kötüsü yol tek arabalık dapdar bir yol, yanlışlıkla aşağı yuvarlansanız bir hafta kimse sizi bulamaz. Bir saat kadar ilerledikten sonra Baraj inşaatı çıkıyor karşımıza, ihaleyi Türk firması üstlenmiş, bir Türk buluruz umuduyla şantiyenin kapısına gidip adres soruyoruz ama berçi Arnavut çıkıyor, zar zor anlaşıyoruz doğru yolda olduğumuzu söylüyor. Mecburen bu yoldan devam edeceğiz, dağların bir tepesine çıkıyoruz bir aşağı iniyoruz bu şekilde 125km lik yol 5 saate yakın sürüyor. Ben araç kullandığım için video çekemedim ama yolun nasıl bir yer olduğunu görmeniz için aşağıdaki videoları izlemenizi tavsiye ederim.

Yolun büyük çoğunluğunu böyle toprak yollardan geçtikten sonra Gramsh a yaklaştıkça yol asfatla dönüyor, aslında asfalt yeni yeni yapılıyor burada , asfaltı yapan yine bir Türk firması.

Gördüğünüz gibi yol kötü ama manzara müthiş, illa bu yoldan gideceğim dağları, nehirleri göreceğim diyorsanız da gündüz geçin, gece hiç birşey göremezsiniz.

ARNAVUTLUK ENVER HOCA DÖNEMİ

Zorlu yollardan, tünellerden geçtikten sonra Tiran`a varıyoruz. Akaryakıt fiyatları Arnavutlukta oldukça ucuz ancak çoğu yerde kredi kartı geçmiyor. Tiran`a yaklaştıkça trafik artıyor, berbat bir trafik var kimse kimseye yol falan vermiyor, kurallara uyan kimsede pek görmedim o yüzden trafikte dikkatli olun.

Arnavutluk`ta uzun yıllar Komünist siyasetçi Enver Hoca`nın yönetiminde kalmış, daha başkente ilk girişte gri tekdüze binalar sizi karşılıyor, şehir eskilik görünümünden hala kurtulamamış birden kendinizi 90 larda hissediyorsunuz.

İkinci dünya savaşından sonra 1985 yılında öldüğü güne kadar Enver Hoca Arnavutluğun başında kalmış.  Ülkeyi 41 yıl yöneten Enver Hoca, 1967 yılında resmi olarak dünyada ilk  ateist devlet ilan etti. Arnavutluktaki cami ve kliseleri yıktıran Enver Hoca, okullardaki derslerde de papaz ve imam maketlerini göstererek halkı sömüren kişiler ve yalancı kişiler olarak lanse etmiştir.

ARNAVUTLUK TARİHİ VE  OSMANLI İLİŞKİLERİ

14yy dan 1913 yılına kadar Osmanlı hakimiyetinde kalan Arnavutluk Osmanlıdan ayrılan en son ulustur. Diğer  uluslardan farklı olarak Arnavutlar osmanlı  döneminde toplu olarak müslüman olmaya başladılar, müslüman olan Arnavutlar Osmanlı`nın diğer bölgelerine göç ederek devlet yönetiminde önemli yerlere geldiler. Kavalalı Mehmet Ali paşa Arnavut kökenlidir ve modern Mısır`ın temellerini atan kişi olarak bilinir.  Günümüzde Arnavut tanıdığı olmayan yoktur, işte bu göçün hikayesi 17yy a kadar uzanmaktadır. Bugün Arnavutluğun büyük bir çoğunlunu hala müslümanlar oluşturuyor. Bu ilişkilerden dolayı Arnavutlukta en çok konuşulan diller arasında İtalyanca ve Türkçe ilk sıradadır.

TİRAN GEZİLECEK YERLER

Sizi karşılayan gri ve eski binalara bakıp karamsarlığa kapılmayın, uzun yıllar Osmanlı topraklarında kalmış bir ülkenin başkentinde elbette gezilecek yerler vardır.

Kaplan Paşa Türbesi

Osmanlı eseri olan türbe, 18yy da yaşayan Kaplan Paşa`nın türbesidir, Osmanlı eserlerini görmek isteyenler burasını tercih edebilir.

Skanderbeg Meydanı

Arnavutluk iskenderbey meydanı

Türkçe ismi iskender bey meydanıdır. Arnavutluğun ulusal kahramanı İskender Beyden adını alan 40,000² lik bir alandan oluşur.

Justinyen Kalesi

6yy da I. Justinyen tarafından yapılan kale Petrale kalesi olarakta bilinir, Tiran`ın Petrala köyünde yer alır.

Parku İ Madh 

Arnavutluk büyük park

Büyük park olarakta bilinir, Tiran`ın merkezinde özellikle hafta sonları halkın büyük ilgi gösterdiği ve vakit geçirdiği parktır.

Dajti  dağı

Tiran`ın doğusunda yer alan dağa merkezden kalkan otobüslerle ve teleferikle ulaşabilirsiniz. Tiranda az görülün kar yağışının aksine bu dağ kışın genelde karla kaplıdır, kar görmek isteyen Tiran halkı Dajti dağını sıklıkla tercih eder.

Tabak köprüsü

18.yy dan kalma eski taş bir köprüdür pek bir işlevi yok aslında görmeseniz de olur.

Durres Sahili 

Arnavutluğun en güzel sahillerinden biri Durrestedir. Tiran a 35km mesafede olan Durres deniz turizmi için Arnavultuğun en güzel ve en hareketli yerlerinden biridir.

ARNAVUT YEMEKLERİ ARNAVUTLUK`TA NE YENİR

Arnavut yemeklerinin lezzetini hepimiz biliriz, birde bunları yerinde yemek var. Elbasan tava nın ismini duymayan yoktur herhalde, Elsaban Arnavutlukta bir şehir Gramsh üzerinden Tiran a giderseniz Elbasan`dan geçmek zorundasınız. Yolunuz düşerse Elbasan tava yiyebilirsiniz. Arnavut böreğininde ününü duymayan yoktur, Tiranda her yerde börekçi görüp börek yiyebilirsiniz mutlaka ıspanaklı börek deneyin.  Tiranda ne yiyebiliriz diye düşünürken menüde tas kebabı yazısı gördüm, bildiğiniz türkçeye benzer şekilde yazılmış, nedir diye sorduğumda garsona doğal olarak tas kebabı yanıtını aldım. İyiki tas kebabı yemişim büyük bir kase (tas) içinde suyu oldukça lezzelti ve içinde bol et olan koca bir kase geldi. Fiyatı 400lek olan tas kebabı beni iyice doyurdu, yemeğimi yedikten sonra Karadağ sınırına doğru ilerlemeye devam ediyoruz.

ARNAVUTLUK GENEL BİLGİ

Para birimi lek, 1€ 133 lek ediyor, 1tl ise 30 lek civarında. Konuşulan diller Arnavutça, İtalyanca, Türkçe ve Yünanca dır. Nüfusun %56 sı müslüman, %14 ü inaçsız, %17 lik kısmı isi hristiyandır.

 

Adana gezilecek 5 yer

0

ADANA TURİST REHBERİ

Adana’nın Turistik Noktaları Adana denilince çoğu insanın aklına ilk olarak kebap gelir. Aslında haksız da sayılmazlar çünkü bu şehir tarihi ve turistik yerleriyle meşhur değildir. Buna rağmen Adana`da gezilip görülecek çok miktarda yer vardır. Yüzyıllar boyunca Kilikya olarak adlandırılan bölgede yer alan Adana şehrinin isminin nereden geldiğine yönelik birçok rivayet bulunsa da birçok kaynakta bu ismin Hititler döneminde var olan Adanya adlı şehirden geldiğinden bahsedilmektedir.

Türkiye’nin güneyinde, Akdeniz Bölgesi’nde yer alan şehrin kuzeyinde Toros Dağları bulunmaktadır. Şehrin merkezi sahip olduğu Seyhan ve Ceyhan nehirlerinden Seyhan Nehri’nin üzerinde kurulmuştur. Şehrin kuzey kısmını neredeyse tamamıyla saran bu dağlar sayesinde İç Anadolu’dan gelen yoğun soğuk hava dalgası şehre ulaşamaz. İklimi Akdeniz iklimi olup özellikle yazları aşırı sıcak etkilidir. Yumurtalık ve Karataş sahilleri yabancı turistlerin pek uğrak mekanları olmasa da yerli halkın oldukça rağbet ettiği bölgelerdir.

ADANA GEZİLECEK YERLER

5. Sabancı Merkez camii

Adana’ya gelince görülecek ilk mekan Sabancı Merkez Camii‘dir. Seyhan Nehri’nin yanında bulunan camii 1998 yılında Necip Dinç’in mimarlığında inşaa edilmiştir. 28.000 kişi kapasiteli camii 6600 metrekare alan üzerine inşaa edilmiştir. 4 yarım kubbe, 5 kubbe ve 6 minaresi bulunan camii genel görünüm olarak Sultan Ahmet Camii’ne, iç mekan olaraksa Selimiye Camii’ne benzemektedir. Camiinin bir diğer özelliği ise Ortadoğu’nun en büyük camiisi olmasıdır.

Sabancı merkez camii

Türkiye`de en iyi 5 kuş cenneti

0

Türkiye orta kuşakta yer aldığı için kuşların göç güzergahlarında bulunmaktadır. Bu da Türkiye’nin bir çok kuş türüne ev sahipliği yapmasına katkıda bulunuyor. Kuşlar, hem cıvıltıları ile hem de farklı renklerdeki türleriyle insanların ilgisini çekiyor. Bu makalemizde, Türkiye’de kuşların gözlenebileceği en iyi 5 kuş cennetini inceleyeceğiz.

5İZMİR KUŞ CENNETİ

izmir kuş cenneti

İzmir’in Çiğli ilçesindeki Çamaltı Tuzlası’nda bulunan kuş cenneti, 205 farklı kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır. Yılda yaklaşık 50.000 kuşun uğrak yeridir. Ve kuşları izlemek için en ideal yerlerden biridir. Bölge, 1985 yılından beri birinci derecede sit alanıdır.

Şirince`ye gitmek için 10 neden

0

Ege’nin saklı köylerinden Şirince, 2012 yılındaki kıyamet efsanesiyle dünya gündemine gelmişti. Maya uygarlığının takvimini yorumlayan bir gruba göre 21 Aralık 2012’de kıyamet kopacak, dünyada sadece iki yer kıyametten kurtulacaktı. Bunlardan biri Şirince köyü, diğeri ise Fransa’nın güneyindeki Bugarach köyüydü. Bu söylenti köye dünyanın her yerinden insan akın etmesine ve uluslararası basında haber olmasına neden oldu. Şirince’yi son yıllarda turistik bir çekim merkezi haline getiren özelliklerinin başına ünü gün geçtikçe yayılan meyve şarapları geliyor. Yaz mevsiminde daha da güzelleşen Şirince’ye gitme nedenlerini sizin için listeledik.

101-YEMYEŞİL DOĞASI

Şirince sokakları

Şirince, İzmir’in Selçuk İlçesi’ne bağlı, ilçeye 8 km uzaklıkta bir köy. Köyün doğası ve dinginliği sizi henüz yoldayken kollarına alıyor. Köyde sizi yemyeşil doğa, lavantalar ve papatyalar karşılıyor. Şirince’de bağcılık, zeytincilik yapılıyor; kiraz ve şeftali gibi meyveler yetiştiriliyor. Şirince, yemyeşil doğasıyla özellikle büyükşehirlerde yaşayanlar için bir kaçamak ve dinlenme noktası.

Romanya`da gezilecek yerler

0

ROMANYA KARPATLARINA BRAŞOV`A GİDİYORUZ

Ekim`in ortalarındayız, hava mevsim normallerinde seyrediyor yağmur çamur yok, bu mevsimde Braşov çok güzel olur dediler bindik arabaya tuttuk Romanya`nın yolunu. Romanya çokta uzak sayılmaz  Kırklareli Dereköy sınır kapısından çıktıktan 600km sonra Brasov`a ulaşıyorsunuz. 9-10 saat kadar sürecek yolu gözümüzde fazla büyütmeyip Bulgaristan Burgaz-(deliorman bölgesi) Shumen-Ruse yi geçtikten sonra ilk durağımız Bükreş`e varıyoruz.

1954 DOSTLUK VE BARIŞ KÖPRÜSÜ

Bulgaristan ile Romanyayı birbirine bağlayan köprü. Ruse`den çıktıktan sonra sınır Tuna nehrine varıyoruz, karşımızda Barış ve Dostluk köprüsü Bulgar tarafında pasaport kontrolü yok sadece köprüden geçemek için gişe var geçiş ücreti 8 leva. Köprünün yarısı Bulgaristan`ın yarısı Romanya`nın. Köprüyü geçtikten sonra Pasaport kontrolü var aynı gişe içerisinde hem Bulgar polisi hem Romanya polisi bulunuyor. Romanya`ya girişte aynen Bulgaristanda olduğu gibi vinetka almayı unutmayın.

Dostluk ve barış köprüsü

Romanya ilk olarak Eflak ve Boğdan beylikleri olarak tarihte yerine alıyor. 15.yy dan itibaren Osmanlı himayesine giren ülkenin en meşhur kralı III.Vlad tır yani Kazıklı Voyvoda. Kazıklı Voyvoda uzun yıllar Osmanlı imparatorluğuna direnmiş zalimlikleriyle ünlüdür. Kazıklı Voyvoda`nın zalimlikleri ünlü yazar Bram Stoker in Dracula romanı ve daha sonra çevrilecek birçok filme ilham kaynağı olmuştur.

İlk durağımız Bükreş oluyor fakat zamanımız kısıtlı olduğundan Bükreşde kalmayacağız gündüz vakti önemli gördüğümüz birkaç yere uğrayıp Braşov a devam edeceğiz. Bükreş 2,5 milyonluk büyük bir şehir, uzun yıllar komünizm etkisinde kalan Romanya`nın  başkentinde hala komünizm den izler görmek mümkün. Şehirde büyük ve tekdüze apartmanların birçoğu eskimiş, şehrin her yerinde raylı sistem var ancak buna rağmen inanılmaz bir trafik karmaşası var Bükreş`te. Romanya AB ye girdikten sonra Almanya`nın arka bahçesi olmuş araba fiyatlarınında buna bağlı olarak ucuz olduğundan dolayı aşırı bir trafik yoğunluğu olduğu söyleniyor, Bükreşte araba kullanırken çok dikkat etmek gerekiyor.

1947 yılından itibaren Romanya Sosyalist Cumhuriyeti olarak komünist partisi yönetimine geçen Romanya en kötü günlerini 1965 yılından sonra Nicolae Ceauşescu’nun (Çavuşesku) başa geçmesiyle yaşıyor. Çavuşeksu dönemininde uygulanan kötü politikalar ve dış borçların kapatılmaya çalışılması için kemer sıkma politikaları uygulanmaya başlanmış, dış borcu ödemek için kaynakların zorlanması gıda maddelerin halka karne ile verilmesi, evlerin 14 dereceden fazla ısıtılmaması gibi uygulamalar devreye girmiş.

PARLAMENTO SARAYI

Bükreş parlamento sarayı

Çavuşesko döneminin en ünlü ve tartışmalı eseridir. Bükreş Parlamento binası dünyada en büyük sivil yönetim binası, en ağır ve en masraflı binadır. Bina 92 metre yer derinliğine ve 86 metre yüksekliğe sahiptir. 1100 odası buluru ve 12 kattan oluşur. Çavuşesko döneminde kemer sıkma politikaları uygulanırken Romanya`nın 13.000 köyünden 6 bininin boşaltılıp yıkılması ve burada yaşayan insanların yeni kurulan apartmanlara yerleştirildiği bir dönemde böyle bir binanın yapılması halkı iyice hoşnutsuzluğa sürüklemiş. Bugün birçok Romanyalı için bu binanın utanç kaynağı olduğu söylenir.

HERASTRAU PARK

Bükreş`in iğrenç trafiğine daha fazla dayanamayıp hemen kendimizi Herastrau parkın kollarına bırakıp rahat bir nefes alıyoruz. Bu park gibi 4-5 tane daha park var Bükreş`te ama bana göre en güzeli burası. Park adını Herastrau gölünden almaktadır, gölün çevresine kurulan park 1.1km² lik alanı kaplamakta oldukça büyük bir parktır. Park bir bölümü köy müzesinden oluşmaktadır,  eski Romanya köylerindeki yaşamı anlatır giriş ücretlidir. Parkın diğer tarafında gölün çevresinde yürüyüş yolları, bisiklet yolları, yemyeşil çimenler, ağaçlar ve gölde yüzen ördeklerden oluşur.

Herastrau park

Herastrau parkta güzel vakit geçirdikten sonra Braşov a gitmek üzere yola çıkıyoruz, Bükreş Braşov arası 170 km. Braşov a yaklaştıkça Bükreş`in düzlüklerinden çıkıp Karpat dağlarının hakimiyeti altına girmeye başlıyoruz. Her yerimiz ormanlık yollar virajlı ve kalabalık araç kullananlar dikkatli olmak zorunda. Karpat dağlarında ayı popülasyonu çoğunlukta, yollarda hep ayı tabelaları var. Hünez kış gelmemesine rağmen dağların zirvelerinde kar var , yollar her ne kadar zorlu olsa da manzara inanılmaz.

BRAŞOV KALINACAK YERLER

Karpatları aştıktan sonra akşam saatlerinde Braşov a ulaşıyoruz. Braşov Romanya`nın 6.büyük şehri ve Transilvanyanın kalbinde yer almasından dolayı oldukça fazla turist geliyor, birçok otel ve ev pansiyonu var. Booking`ten kalabileceğimiz yerlere bakarken Jully Guest House`ı tercih ediyoruz, kaldığımız yer ev pansiyonu apartman  pansiyona çevrilmiş ve bir kaç tane 1+1 şeklinde daire bulunuyor. Daireler gerçekten çok temiz ve güzel donatılmış 4 kişi rahatlıkla kalabilir fiyatı biz kaldığımızda 35€ idi. Konum olarak merkeze on dakika yürüyüş mesafesinde, kalacak yer arayanlara tavsiye edebilirim.

BRAŞOV GEZİLECEK YERLER 

OLD TOWN bölgesi, tıpkı bizim istiklal caddesi gibi uzanan bir cadde ve sonunda büyük bir meydan. Cadde üzerinde çeşitli restoranlar, giyim mağazaları mevcut, gece geç saate kadar cadde üzeri kalabalık ve hareketli.

Braşov

PİATA SFATULUİ MEYDANI old townda caddenin sonunda büyükçe bir meydan tam ortasında küçük bir havuz var.

BELVEDERE Braşov`a geldiğinizde dağın tepesinde devasa BRASOV yazısını göreceksiniz. Teleferiğe binip buraya çıkarsanız tüm şehri ve çevreyi kuş bakışı izleyebilirsiniz. Teleferik fiyatları biraz pahalı isteyen yürüyerekte çıkabilir ancak en az 1 saat dağa tırmanmak zorundasınız, çok fazla yorucu olabilir.

BRAN KALESİ Braşov a 30km uzaklıktaki Bran ilçesinde olan Bran kalesi, romanda anlatılan Drakula`nın kalesine çok benzediği için Drakula kalesi olarakta bilinir. Şehir merkezinden kalkan otobüslerle gidilebilir. Kale Osmanlılara karşı savunma amaçlı yapılmıştır. Kale 2009 dan beri kalenin mirasçısı Arşidük Dominic tarafınan işletilmektedir. Kale aynı zamanda ülkenin ilk özel müzesidir. Kalenin ününden dolayı Bran şehri oldukça turist çeken bir yerdir. Kale etrafında bir çok yöresel ürün satan küçük dükkanlar bulunuyor.  Kale içerisinde çeşitli sanat eserleri sergilenmektedir ve giriş ücret ikişi başı 35lei dir.

Bran kalesi
Dracula (Bran) kalesi

PELEŞ KALESİ Brasov a 45km mesafede bunuluyor, Bükreş` ten Brasov`a giderken Siniai şehrinde yer alan kale hem bina olarak hemde doğa olarak harika. Kale bölgesine arabayla girmek için bir gişe var 15 lei verip arabamızla içeri giriyoruz. Girdikten sonra aracımızı kaleye en yakın otoparka aracı bıraktıktan sonra 15 dakkalık ağaçlarla çevrili ve yol kenarında  suyu buz gibi akan dere eşliğinde kaleye ulaşıyoruz. Romanyanın ilk kralı bölgeye geldiğinde buraya hayran olarak bir kale yapılmasını emretmiş ancak kalenin tamamlandığını göremeden kendisi ölmüş. 1875 yılında kalenin yapına başlanmış 1914 yılında yapımı tamamlanmış. Neo-Rönesans mimarisinde yapılan kale, Avrupa da  merkezi ısınmanın, elektriğin ve vakumlama sisteminin kullanıldığı ilk kale olma özelliğine sahip. Kullanıldığı dönem içersinde kalede bulunan 160 oda ülkenin önde gelen komünistlerinin ve birçok devlet adamının dinlenme mekanı olmuş.

Kale çevresinde hayvan postlarının ağırlıkta olduğu ve  diğer yöresel ürünlerin satıldığı küçük hediyelik eşya dükkanları, 2 restoran ve 1 otel mevcut. Özellikle hafta sonları kaleye birçok ziyaretçi geliyor ve kaleye giden yolda çok yoğun bir trafik oluyor.

Peleş kalesi
peleş kalesi

 

PELİŞÖR KALESİ 1899-1902 yılları arasında yapılan kale Kral Carol`un emri üzerine yeğeni ve sonraki kral Ferdinand için Peleş kalesine 100 metre mesafede konut olarak inşaa edilmiş.

Pelişör kalesi

PARK AVENTURA Brasov merkeze 8km uzaklıkta doğa ve adrenalin tutkunlarına hitap eden çok eğlenceli bir yer. Bünyesinde büyük bir göl bunuyor ve park içesinde kabiliyetine göre çeşitli zorluk  derecesinde oyunlar var. Ayrıntılı bilgi ve güncel giriş fiyatları için sitesini ziyaret etmekte fayda var. http://www.parc-aventura.ro/en/

Park aventura
Park aventura

GENEL OLARAK Brasov ve Bükreş`i 4-5 günde kolaylıkla gezilebilecek ekonomik balkan ülkeleri katogarisine koyabiliriz. 1 gece konaklama maliyeti 30-50€ , yeme içme maliyeti bir öğün 5-10€ ( daha ucuzda olabilir). Marketlerde bir kilo etin fiyatı 5€.

 

 

 

 

 

 

Plovdiv gezilecek yerler

0

PLOVDİV GEZİ REHBERİ

Plovdiv diğer bilinen ismi ile Filibe Bulgaristan`ın ikinci büyük kentidir. Meriç nehri kenarına kurulmuştur.  Filibe adını ise Makedonya kralı II.Filip`ten almıştır. Filibe uzun yıllar Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır bu yüzden 1.Murad tarafından bölgeye yerleştirilen yörük Türkmenler şehirde hala ikamet etmektedirler. Filibe`de büyük bir Türk mahallesi bulunur, bu yüzden Türk restoranlarına veya şehirde dolaşırken birçok Türk`e rastlamak sizi şaşırtmasın. 4 bin yıllık geçmişi olan bölgede Makedonya krallığı, Trakya krallığı, Bizanslılar ve Osmanlı imparatorluğu yüzyıllarca hüküm sürmüş ve her millet kendinden birşeyler bırakmıştır. 2014 te yapılan seçimler sonucunda Filibe 2019 Avrupa kültür başkenti olmaya hak kazanmıştır.

FİLİBE`YE NASIL GİDİLİR

Filibe`ye gitmenin en kolay yolu kendi arabanızla gitmektir, Kapıkule sınır kapısından çıktıktan sonra otoban üzerinden 170 km gittikten sonra Filibe`ye kolayca ulaşmak mümkün. Sınır geçtikten sonra 1,5 saat kadar sonra otobandan sapıyorsunuz ve Filibe`ye hoşgeldiniz. Bir diğer alternatif ise Sofya`ya giden trene binip gitmektir.

FİLİBE GEZİLECEK YERLER

Filibe çok büyük bir şehir olmadığından 2 günde tamamını gezmek fazlasıyla yeterli olacaktır. Şehre girdiğinizde “old town”tabelasını takip ederseniz sizi şehrin tam merkezine götürür. Old town yani eski şehir de Osmanlı döneminden kalma birçok ev görebilirsiniz, ayrıca  tam merkezde Osmanlıdan kalma bir cami bulunur.

Flibe osmanlı evleri
Plovdiv evleri

 

⇒Cuma camii diğer bilinen adıyla Hüdavendigar Camisi, Sultan I.Murad tarafından 1369-1389 yıllarında yaptırılmıştır.

⇒Antik tiyatro 117 yılında Roma imparatoru Trajan tarafından yaptırılmıştır, Plovdiv`de en çok  ziyaretçi alan yerlerden biridir, burada hala dans, tiyatro ve müzikal etkinlikleri düzenlenmektedir. Tiyatroyu dışarıdan görüp fotoğraf çekebileceğiniz gibi 10leva verip içine girip dolaşabilirsiniz.

⇒Filibe Etnografya müzesi old town bölgesinde ilginizi çekebilecek yerlerden biri. 1847 yılında  tüccar Argir Kuyumdzhioglu tarafından yaptırılmış. 1930 yılında ise müzeye çevrilmiştir.

⇒St. Virgin Mary Cathedral 9.yüzyılda yapılmış bir ortodoks klisesi Osmanlı bölgeyi aldıktan sonra 1371 yılında kliseyi yıkmıştır. 1844 yılında Bulgaristan Osmanlı egemenliğinden çıktıktan sonra klise tekrar inşaa edilmiştir.

⇒Knyaz Alexander caddesi Cuma camisi nin yanından başlayıp 1km  boyunca uzanan cadde Filibe`nin en haraketli caddesidir. Cadde tıpkı bizim istiklal caddesi gibi boyu haraketlidir, restoranlar, kafeler, tatlıcılar, giyim mağazaları, döviz büroları bu cadde üzerinde bulunur.

Alexander caddesi

⇒Central park, şehrin göbeğinde en güzel parklardan biridir, çok büyük bu parkın ortasında devasa bir de havuz bulunur, hava karardıktan sonra havuzdaki fıskiyelerle ışık oyunları yapılıyor. Yeşyeşil parkın içinde havuzun başında Morada kafe&bar bulunuyor yemeklerini pek beğenmesemde birşeyler içmek ve nefis manzarayı izlemek için oturulacak yerlerden biri.

Central Park Filibe merkezde en güzel parklardan birtanesi
Filibe central park

⇒Rowing Canal, Filibe`de en beğendiğim yer oldu hiç sıkılmadan 1 gün geçirebilirsiniz. 2200 metre uzunluğunda 120 metre genişliğinde ve 3 metre derinliğinde devasa bir havuz olarak düşünebilirsiniz. Meriç nehri kenarına inşa edilen kanalda Meriçin suları kanalın bir ucundan girip diğer ucundan çıkmaktadır bu sayede kanalın suları sürekli tazeleniyor. Kanal çevresi tamamen yürüyüş ve bisiklet yolu ile çevrelenmiş, yolların etrafında ise lezzetli ve ucuz yemekler yiyebileceğiniz birçok kafe&restoran bulunuyor. Kanalın tam ortasında asma köprü var böylece kanalın çevresinden dolaşmayıp karşıdan karşıya geçebiliyorsunuz. Kanalın bir tarafında balık tutmak yasakken diğer kıyı tarafı tamamen balıkçılara ayrılmış ve burada balıkçılık şampiyonaları düzenleniyor. Kanal çevresinde yürürken bazılarının 4-5 kilo kadar olduğu büyük balıklar görebilirsiniz, ekmek atarsanız bir somun ekmeği bitirebilirler.

filibe kanal
Filibe balıkçıları

GECE HAYATI

Bulgaristan`ın genelinin eğlenceye düşkün olduğunu ve alkol fiyatlarınında Türkiye`ye göre oldukça ucuz olduğunu düşünürsek sadece gece hayatı için bile buraya gelinir.

Bir çok yer olmasına rağmen tek bir yerden bahsedeceğim çünkü eğlenmek için burdan başka yere ihtiyacınız yok. GALAX LİVE CLUB”  bu güne kadar gördüğün en mükemmel club diyebilirim, ses sistemi, dekarosyan, çalışanlar ve fiyatların uygunluğu herşey on puan. Club 23.30 da açılıyor ve sabah 8 e kadar hizmet veriyor, gitmeden önce rezervasyon yaptırırsanız çok iyi olur. Gece 12 ye kadar giriş ücretsiz 12 den sonra ise 10leva. Saat 01 gibi club iyice doluyor ve muhteşem bir gösteriyle açılış yapılıyor. İçki fiyatlarına gelecek olursak bir litre voktayı 77 leva ya açıyorlar 1 litre viski ise 100levadan başlıyor.

Galaxy Live Club

FİLİBE`DE NE YENİR

⇒Happy Bar&Gril Bulgaristan genelinde birçok şubesi bulunan restoranın Filibe`de 2 şubesi bululuyor. Knyaz Alexandar caddesinde ki şubesi yemek için en popüler yerlerden biri.

Happy bar grill

⇒Hemingway Restoran da diğer ünlü restoranlardan biri, akşam yemeği tercih edilebilir.

⇒Jagerhof oldukça büyük ve şık bir restoran, restoran bünyesinde kendi biralarını üretiyor taze bira içmek için mükemmel nokta. Özellikle akşam yemekleri için tercih edilen restorana mutlaka rezervasyon yaptırın, yer bulursanız canlı müzik eşliğinde yemek yiyebilirsiniz.

Jagerhof birası

Varna gezilecek yerler

0

Varna Bulgaristanın en güzel ve turistik şehirlerinden biridir, aynı zamanda Bulgaristanın öğrenci kentidir, Ülkemizdende bir çok öğrenci burada okumaktadır. 19 Mayıs 2017 günü bayram tatilin de fırsat bilerek Varnaya gitmeye karar veriyoruz.

VARNA`YA NASIL GİDİLİR

Varna ülkemize çok uzak olmadığından dolayı arabayla gitmek en mantıklı seçimlerden biridir bana göre. Kırklareli Dereköy sınır kapısından çıktıktan sonra 200km sonra Varna`ya ulaşıyorsunuz. Kilometre çok olmasa da Bulgaristan yolları tek şerit ve özellikle Burgas`tan sonra yol oldukça virajlı ancak Karadeniz kıyısından ormanların içinden gittiğiniz için yolun nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Sınır kapısından çıktıktan sonra Burgas`ı geçerek 3 saatlik bir yolculuk sonucunda Varnaya ulaşıyorsunuz.

VARNA`DA GEZİLECEK YERLER

Varna deniz turizmi için çok güzel bir yer ancak biz gittiğimizde deniz çok güzel olsa da sezon daha yeni başlıyordu ve hava yeterli sıcaklığa ulaşmamıştı, buna rağmen sahil boyundaki park ve kafeler yeterince kalabalıktı.

Морската градина   (varna şehir parkı) Sadece bu park için bile Varna`ya gelinmeye değer, Amsterdam`ın ünlü Vondelpark`ınada gittim ama Varnadaki park kesinlikle daha güzel diyebilirim. Canın sıkılır yürüyüşe çıkarsın, arkadaşlarınla gezersin, bisiklete binersin, deniz manzarasını izlersin, kafanı dağıtmaya gelirsin kısacası bu parka gelmek için bir çuval dolusu bahene üretebilirsin. Park Varna limanından başlayarak sahil şeridinde 5km boyunca uzanıyor. Parkın her yeri bildiğiniz orman gibi içersinde bisiklet ve yürüyüş yolları ve yüzlerce kafe restorant bulunuyor. gezmek için 1 gün ayırsanız ancak yeterli olur bu park için.
Varna park
Varna parkı

Özellikle yaz aylarında konserler, yarışmalar ve daha bir sürü etkinlik bu park içersinde gerçekleşiyor. Park içerisinde ayrıca bir deniz müzesi de bulunuyor.

Varna sahilinde denizin tadını çıkarın. Varna sahili sapsarı ince kumlu plajlarıyla yaz aylarında Avrupanın her yerinden gelen turistlerle doluyor. Park boyunca uzanan kumlu sahilde bir çok plaj ve işletme mevcut kumlara uzanıp güneşin tadını çıkarabileceğiniz gibi konforlu şezlong ve şemsiyelerde de 10leva ödeyerek gün boyu güneşlenebilirsiniz.

 

Varna plajı

 

Varna meydanında yürüyüş yapın , Varna şehir imzasından yukarı doğru çıktığınızda şehrin en haraketli caddelerinden Slivnitsa bulvarı karşınıza çıkacak, Varna halkanın ve turistlerin keyifli zaman geçirdiği bu cadde üzerinde Varna`nın ünlü otellerinden biri Hotel Cherno More bulunuyor, otelin altında büyük bir kumarhane de mevcut.

 

Varna meydanı
Golden Sands  Varna ya 20km uzaklığında Burgas`ın Sunny Beach`i gibi tamamen tatil üzerine kurulmuş bir kasaba, plajlarının güzelliğinden dolayı Golden Sands (altın kum) adını almış. Yaz aylarında mutlaka gidilmesi gereken bir yer, Bulgaristan`ın Bodrumu dedikleri Golden Sands bir çok otel ve pansiyon bulunuyor. Yaz boyunca Avrupanın her yerinden turist akınına uğrayan Golden Sands özellikle gece hayatıyla ünlü.
international casino&hotel
Golden sands plaj

VARNA`DA NE YENİR

Varna sahil şeridinde o kadar çok birbirinden şık restoran var ki hangisine gideceğinizi şaşırabilirsiniz, fazla kafanız karışmadan size 3 tane restoran söyleyeceğim, fiyatlar şehir genelinde aşağı yukarı aynı.

1 numara The Sea Terrace restoran plajın üzerine  adeta gemi gibi uzanmış en güzel manzaraya sahip restoranlardan biri  altı beach olan restoran üst katı oldukça şık  döşenmiş ve uygun fiyatlı bir restoran. Şimdiye kadar yediğim en güzel kalamarı burada yedim 2 kalamar ve 3 biraya 65 lira ödedim.

The Sea Terrace Restoran

2 numara El kapan, burası Varna halkının en çok tercih ettiği restoran  diyebiliriz, iki katlı ve oldukça büyük olan El kapanda oturmak için sıra bekledim, süper manzaraya sahip olan restoranın menüsü çok geniş  her türlü deniz ürünü ve et çeşitlerini bulmak mümkün.

El Kapan restoran

3 numara Hemingway restoran, burasıda sahil şeridinde oldukça şık ve manzarası güzel 3 favorim. Ancak Varna`da deneme fırsatım olmayan ve dışarıdan oldukça şık gözüken bir çok restoran  var iyice bir dolaştıktan sonra kararı kendiniz verin.

 

Amsterdam gezilecek yerler

0
Ekmek müzesi Zaanse Schans

AMSTERDAM GEZİ REHBERİ

Amstel nehri üzerine kurulan Amsterdam şehri örümcek ağı gibi saran kanalları, bitmek bilmeyen eğlence hayatı, ünlü müzeleri ve yıl boyu süren festivalleriyle insanları kendine hayran bırakan ve en çok ziyaretçi alan şehirdir. Hollanda`nın her köşe bucağı ayrı bir güzellikte olsada ismini en çok Amsterdam duyurmuştur. Bu şehirde günlerin haftaların nasıl hızlıca geçip gittiğine inanamazsınız.

Amsterdam kanalları

Paris gezim sırasında dönüş biletimi Amsterdam`dan almıştım. Paris ve Brugge`u gezdikten sonra sıra amsterdama geldi, yetmez ama 5 gün ayırmıştım Amsterdam için. Brugge`dan Amsterdam`a direk ulaşım olmadığı için bir gün önceden Bla Bla Car sitesi üzerinden Nikole ile anlaştık. Şanslıydım Nikole sabah kendi aracıyla Brugge`dan Amsterdam`a gidecekti,  kişi başı 20€ ya anlaşarak sabah 10.00 da Brugge tren istasyonu önünde buluşmak için sözleştik. Sabah erkenden uyanarak son kez Brugge sokaklarında yürüyerek , sisli ve oldukça soğuk bir havada tren istasyonu önünde beklemeye başladık. Saat tam 10.00 da Nikole beyaz hyundaisiyle yolun karşı tarafında bizi el sallamaya başladı. Valizlerimizi bagaja koyduktan başladık Nikole ile muhabbete, Nikole aslen Belçikalı ama Amsterdam`da bir sanat galerisinin müdürü olduğundan dolayı haftada bir kaç kez gidip geliyormuş bu yolları. Brugge-Amsterdam arası yol otoban ve yol boyu hep ağaçlık yeşillik , 4 saat yolun nasıl geçtiğini bile anlamıyorsunuz. Öğleden sonra 2 civarları nihayet Amsterdam`a ulaştık.

Amsterdam sign

AMSTERDAM`DA NEREDE KALINIR

Amsterdam çok fazla turisti kendine çektiği için otel fiyatları da aynı oranda tavan yapmış durumda. Kış ayı olmasına  rağmen hostel fiyatları bile 50€ dan başlıyor , yaz ve festival dönemlerini varın siz hayal edin artık. Son gün bi şans yakalarım umuduyla son güne kadar rezervasyon yapmadım ve sabah uyandığımda tamda müzeler bölgesinine 100 metre, konum olarak harika olan Amsterdam Apartments Alexandar`s ı gördüm ve dört gece için 180€ fiyat yazıyordu. Üstelik stüdyo daire mutfağı da var. Amsterdam için çok iyi bir fiyat,  180€ ya şehir merkezinde stüdyo daire bulmak imkansız gibi bir şey Amsterdam`da.

AMSTERDAM GEZİLECEK YERLER

Amsterdam`ın her yeri gezilip görülecek yer,  5 gün boyunca şehrin her köşesini adım adım gezdim  desem yalan olmaz. Dairemize yerleştikten sonra biraz dinlendik hava kararmaya başlamıştı ve kendimizi sokaklara atarak central station a doğru yürümeye başladık. Yürümeye başladık ama ben hayatımda bu kadar bisiklet kullanan insanı bir arada görmedim, araç trafiği çok az olmasına rağmen her yerden bir bisikletli çıkıyor ve size çarpmaması için çok dikkatli olmanız gerekiyor. Aslında bisikletlerin yolları ayrı, şehrin her yeri bisiklet yoluyla örülmüş vaziyette ama bizler bisiklet yoluna alışık olmadığımız için bazen kendimizi kaptırıp bisiklet yoluna girebiliyoruz. Bisikletlerin neredeyse yayalardan bile üstünlüğü var  desem yalan olmaz.

Dam Meydanı çıkıyor karşımıza ilk olarak, Amsterdam ın en önemli meydanıdır burası, bir çok aktivite burada düzenlenir çevresinde bir çok önemli bina bulunur. 

Believe or not Believe müzesi dam meydanının yanında bulunan bu müze içersinde balmumundan yapılmış heykeller , değişik dekorlar film sahneleri ve bir sürü ilginç şey bulunuyor, giriş kişi başı 10€.

Red light secret ismini duymayan yoktur heralde, Amsterdam`ın en ünlü caddesidir burası, caddenin ortasında bulunan kanalın etrafında sağlı sollu dizilmiş genel evler ve vitrinlerindeki kızlarla, birçok bar ve cafe yan yana sıralanmıştır buraya, şehre gelen turistlerin ilk uğrak yerlerinden biridir burası. Cadde üzerinde bulunan mekanlarda çeşitli erotik gösteriler yapılmakta ve bir tanede fahişe müzesi bulunmaktadır.  Cadde üzerinde bulunan barlarda 2-3€ ya bira içebilirsiniz.

Red light secret

Anne Frank Evi şehirde en çok ziyaret edilen yerlerden bir başkası, 2. dünya savaşı sırasında Anne Frank ve ailesi 2 yıl boyunca bu evde saklanmış ve Anne Frank 2 yıl boyunca günlüğünü  evde doldurmuş.

Vondelpark Amsterdam`ın en ünlü parkı ve  dünyada ilk on şehir parkı içersinde yer alır. Kaldığımız otel Vondelpark`a 300 metre mesafede olmasından dolayı oldukça şanslıydık. Ocak ayı olmasına ve havanın çok soğuk olmasına rağmen Vondelpark oldukça haraketliydi yaz aylarında nasıl olur hayal bile edemiyorum. Gördüğüm en güzel şehir parklarından biriydi içerisi yemyeşil çimler , göller ve göllerde yüzen ördeklerle doluydu. Bisiklet yolları yine parkın her köşesine kadar ulaşmış, bisikletiyle gelen insanlar parkın keyfini çıkartıyorlardı. Yaz aylarında ise insanlarla dolup taşıyor bu park, kimisi birasını içip sohbet ediyor kimisi cigara tüttürüyor.

 

Vondelpark

Van Gogh Müzesi mutlaka görülmesi gereken müzelerin başında yer alıyor, Amsterdam`daki müzelerin güzel yanı ise hepsinin yan yana bulunması, I Amsterdam yazısının olduğu yer müzeler bölgesi olarak biliniyor Van gogh müzesi ve diğer önemli müzeler bu bölgede yan yana bulunuyor. 17€ ödeyerek Van Gogh müzesindeki birbirinden değerli sanat eserlerini görebilirsiniz.

Rijksmuseum kesinlikle görülmesi gereken müzelerden bir diğeri, Hollanda`nın en büyük sanat ve tarih müzesi olan bu müze içerisinde Hollanda`ya ait binlerce eser barındırıyor. Biletler 17€.

Heineken Experience Amsterdam`da en keyif aldığım yerlerden biri oldu. Dünyaca ünlü Heineken biraları ilk olarak bu fabrikada üretilmeye başlanmış, günümüzde ise müze şekline dönüştürülmüş. İçerisinde biranın her aşamasını anlatıp gösteriyorlar, içeri giriş 20€ ancak 25€ verirseniz bira deneyiminden sonra birde kanal gezisi yapabiliyorsunuz ve eye müzesi yanındaki gökdelenin tepesine çıkıp şehir manzasasını izleyebiliyorsunuz. Bütün bunları ayrı ayrı almaya kalksanız 45€ yu buloor. Eğer kanal gezisi yapacaksanız ki mutlaka yapın kesinlikle 25€ luk biletten alın zaten kanal gezisi tek başına 15€ dan başlıyor. 25€ nun içine içeride içeceğiniz 3 tane taze birada dahil. İçerde gezmeye en az iki saatinizi ayırmanız gerekiyor planınızı ona göre ayarlayın.

Heineken bira

Eye museum Centrel station yanından 5dk da bir kalkan vapurlarla ücretsiz olarak şehrin karşı yakasına yani AMSTERDAM NOORD kısmına  geçiyorsunuz, Vapurdan indiğiniz yerin hemen sol  tarafında modern sanatın eseri Eye museum bulunuyor, içerisinde sinema salonları ve modern sanat ile ilgili şeyler var. Ayrıca Eye museumun yanındaki gökdelenin tepesine çıkarak şehir nefis şehir manzarasını izleyebilir ve buradaki restoranda birşeyler içebilirsiniz.

Eye museum

Zaanse Schans; Hollanda ünlü yel değirmenleriyle bilinir ama siz Amsterdam`a geldiniz ve bir tane bile yel değirmeni göremediniz neden? çünkü Zaanse Schans a gitmelisiniz. Central  Station arkasından kalkan kırmızı renkli otobüslere binerek 40 dakika sonra buraya ulaşabilirsiniz, gidiş dönüş bilet ücreti 10€, Amsterdam gezisi boyunca gördüğün en büyüleyici yerlerden biriside Zaanse Schans tır. Peynir dükkanları, hala faal şekilde çalışan yel değirmenleri, hediyelikçi dükkanları ve birbirinden güzel evleriyle Zaanse Schans ta kesinlikle bir gün geçirin.

Zaanse schans

 

Ekmek müzesi Zanse Schans
hollanda yel değirmenleri

Volendam ve Edam Amsterdam`ın en çok bilinen ve en güzel kasabalarıdır. Liman kabası olan Volendam turistlerin günübirlik olarak en çok tercih ettiği yerlerdendir. Harike evleri ve sahil şeridine konuçlanmış restoranlarıyla  harika bir gün geçirmenizi vaad ediyor. Peynirleriyle ünlü Edam kasabası da Volendam`a 5  dakikalık uzaklıkta yer alıyor, buraya giderek ünlü Edam peynirlerinin tadına bakabilirsiniz. Gitmek için Central Station`dan kalkan kırmızı renkli otobüslere gidiş dönüş 10€ ya bilet almalısınız. Aynı bilet tüm gün boyunca geçerli aynı güzergahta bütün otobüslerde kullanabilirsiniz.

Volendam kasabası

 

Kanal gezisi yapın; Amsterdam kanallarla örülmüş bir şehirdir , hemen hemen şehrin her yerinde kanat turu düzenleyen şirketler bulunuyor, 15€ dan başlayan fiyatlarla bu teknelerden birine atlayarak 2 saat boyunca şehrin her yerini birde kanallardan bakarak görebilirsiniz.

Bit pazarları: Amsterdam`da şehrin çeşitli bölgelerinde haftada 3 tane büyük bit pazarı kuruluyor, en büyüklerinden bir tanesi pazar sabahları erkenden kurulan Noord bölgesinde olan pazardır. Bu pazarlarda 20€ ya bisiklet bulmanız bile mümkün. Hollandalılar eski eşyalarını atmayıp bu pazarlarda  değerlendirmeyi tercih ediyorlar, eski el işi dantellerden , kürk mantolara kadar Hollandaya ait birçok şeyi bu pazarlarda bulup almak mümkün.

Madam Tussauds müzesi: Dam meydanının yanında bulunan bal mumu müzesinde ünlü kişilerin balmumundan yapılmış heykellerini görebilirsiniz.

Coffe Shoplar; Amsterdam`da binlerce bulunan coffe shoplarda belli bir gram a kadar esrar ve türevlerini yasal olarak kullanabilirsiniz. Şehrin her sokağında bulunan bu kafeler sayesinde buram buram esrar kokusu her yeri sarmış durumda, meraklıysanız bir tanesine girip biraz kafa yapabilirsiniz. Buldog Coffe shop zinciri en meşhur olanı.

Amsterdam coffe shop

Amsterdam`da gezecek o kadar yer var ki daha bu kadar sayılabilir diğer yerleri bidahaki gidişime bıraktım.

AMSTERDAM YEME İÇME MALİYETLERİ

Amsterdam`da her bütçeye göre yemek bulabilirsiniz, şehre ilk adım attığımda döner sanarak Shoarma diye bir şey yedim, küçük küçük kıyılmış etler döne gibi pirişilmiş pide ekmeğine doldurularak yanında patates kızartmasıyla servis ediliyor, 250-300 gram kadar et koyuyarlar ve çok fazla doyurucu, fiyatı 5€, şehrin her köşesinde bulabilirsiniz.

Külahta patates kızartması yemeden gelmeyin, şehrin bir çok yerinde küçücük dükkanlarda insanlar kuyruk olmuş külahta patates bekliyorlar, külahın boyuna göre 1,5€ dan başlayan fiyatlarla  ara öğünleri çıkarabilirsiniz. Maoz vejeteryan gördüğünüz yerlere mutlaka uğrayın ucuz fiyata birbirinden güzel lezzetler tadabilirsiniz. 

Albert Hejin marketleri, bu marketler günün kurtarıcısı olabilir, 1€ dan başlayan fiyatlarla hazır hamburger ve hazır yemek çeşitlerini alabilir ve marketin çıkışında bulunan mikrodalgalarda ısıtırak oldukça ucuza günü kurtarabilirsiniz.

Amsterdamda oldukça lezzetli hamburgerler, etler ve yemekler yapan restoranlarda bulunmakta buralarda fiyatlar kişi başı 10€ dan başlıyor.

Edam kasabası

 

Brugge`da gezilecek yerler

0

ORTAÇAĞDAN KALMA BRUGGE

Belçika denince ilk akla gelen yerlerden biri Brüksel olsa da Brugge ortaçağdan kalma mimarisi, venedik gibi kanalları, çikolataları ve biralarıyla turizm açısından Belçikanın en popüler şehridir.

BRUGGE`A NASIL GELDİK?

Brugge gelmek isterseniz öncelikle başkent Brüksel`e gelmelisiniz. Brugge genellikle Paris veya Amsterdam gezileri sırasında buraya kadar gelmişken Brugge`u da göreyim diyerek 1 veya 2 gün zaman ayrılan bir yer olarak biliniyor. Bizde Paris`ten Amsterdam`a giderken 2 günlüğüne uğradır. Öncelikle belirteyim Paris veya Amsterdam`dan Brugge`a direk ulaşım yok o yüzden öncelikle Brüksel`e ulaşmak zorundasınız. Ancak Bla Bla car üzerinden Paristen direk olarak arabasıyla Brugge`a gidenler olabilir şanslıysanız bu sürücelerden birine ulaşarak ücretini ödeyerek özel araba ile konforlu bir şekilde ulaşırsınız. Paris`ten gelişimde Blabla car dan bir sonuç alamasamda, Brugge`dan Amsterdam`a geçişimizde Bla bla car sayesinde 20€ ya  direk olarak Amsterdam`a geçiş yaptım.

Flexibus firmasından Paris-Brüksel arasına kişi başı 16€ ya bilet bularak  saat 10.00 da otobüse bindik. Otobüs çift katlı koltukları rahat ve koltuk arkasında prizler var. Otobüste sadece şoför bulunuyor bizdeki gibi muavin veya çay kahve ikramı boşuna beklemeyin öyle bir şey yok , koltuğa yayılın ve keyfinize bakın. Yolculuk 6 saat sürece ve sadece bir kez mola veriyor, mola verilen yerde market ve restorandan uygun fiyata yiyecekler alabilirsiniz. Brüksel`e geldikten sonra otobüs Central tren istasyonundan geçiyor Brugge `a gidecekler bu istasyonda inmeleri gerekiyor. İstasyona girdiğinizde sarı tabelalar üzerinde trenlerin haraket saati ve yönleri yazıyor bu tabelaları takip edin mutlaka, Knokke-Heist yönüne giden trenlere binerek Brugge a rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Tek yön bilet fiyatı 11€. Trenler çift katlı koltuklar rahat önlerinde masa var ve hiç kalabalık değil. Yol boyu güzel Belçika evleri ve yemyeşil çevre size eşlik edecek. Tren yolculuğu 1,5-2 saat arası sürüyor. Brugge istasyonunu gördüğünüzde inip şehir merkezine gitmek için istasyon önünden otobüslere 2€ karşılığında binebilirsiniz veya otobüs bekleyene kadar yürüyerek istediğiniz yere ulaşabilirsiniz Brugge bir uçtan bir uca gitmek yürüyerek 15 dakika sürüyor, böylece otelinize gidene kadar ön gezi yapmış olursunuz.

BRUGGE`DA NEREDE KALINIR

Avrupanın genelinde olduğu gibi Brugge`tada otel fiyatları oldukça pahalı  ben gitmeden önce herhangi bir rezervasyon yapmadım, şansıma güvenerek booking in bana çıkaracağı son dakika fırsatlarını bekledim ve Brugge adım attığımda St. Christopher`s in Hostel at the Bauhaus`un fiyatının iki gece için kahvaltı dahil 75€ ya  düştüğünü gördüm ve hemen iki kişilik özel oda ayırdım. Burası avrupa genelinde şubeleri olan bir hostel , Pariste ve Amsterdam da da şubeleri bulunuyor. Hostel kısmında kalırsanız fiyatlar biraz daha uygun. Hostelden tarihi meydana yürüyerek on dakikada ulaşabilirsiniz, dilerseniz hostelden bisiklet kiralayarakta şehri dolaşma imkanınız var. Hostelin odaları çok temizdi, lobi kısmında bir bar ve restoran bulunuyor herkes burada takılıyor içersi ahşaptan yapılmış çok şık ve çalışanlar çok yardımcı. Lobide bulunan mikrodalga fırını kullanarak dışarıdan aldığınız hazır yiyecekleri burada yiyebilirsiniz. Kahvaltısıda oldukça iyi doyurucu tekrar gitsem uygun fiyatlı yakalarsam burada kalırım hiç tereddüt etmem.

BRUGGE GEZİLECEK YERLER

Brugge yürüyerek çok kolay gezilecek bir yer, bir günde şehrin tamamını dolaşabilirsiniz ancak vaktiniz varsa Brugge için 2 gün ayırmak daha yararlı olacaktır. Ortaçağdan hiç bozulmamış mimarisi ve Avrupanın venediği  dedikleri kanallarıyla sizi kendine aşık edelibilir.

Brugge çan kulesi

Gezilecek yerleri sayacak olursak , Kutsal Kan Bazikası, Meydanda bulunan Çan kulesi (tepesine çıkıp şehri kuşbaşı görebilirsiniz), Brugge belediye binası, Brugge pazar meydanı başlıca gezilecek yerler olarak sıralanabilir. Bruggeta gezilecek yer araştırması yapmanıza gerek yok zaten bütün gezilecek yerleri adım adım yürürken göreceksiniz, hepsi birbirine yakın, tek yapmanız gereken şey yürüyerek Brugge sokaklarında kaybolmak.

Brugge meydanı

Kış ayı olduğu için kanallar buz tutmuştu ama yaz aylarında kanallar içinde kanal turu yapmanız mümkün.

Brugge meydanında birbirinden harika restoranlar var hepsinin önündeki tabelalarda menüler ve fiyatları yazıyor hepsini dolaşarak istediğinizde yemek yiyebilirsiniz.

Brugge`a benim gibi Ocak ayının sonunda giderseniz yüksek ihtimal kanallar buz tutmuş olacak ancak soğuk sizi korkutmasın Brugge her mevsim başka bir güzel, kışın gitmenizin bir avantajıda otel fiyatlarının daha uygun olması ve yoğun turist kitlelerinin biraz daha az olması şehri gezmenizi kolaylaştıracaktır.

 

Kış mevsiminde kar yağarsa Brugge manzarasına doyum olmaz.

BİRA TURUNA MUTLAKA KATILIN

Bildiğiniz gibi Belçika biraları ile ünlü bir ülke, 600 den fazla bira çeşidi olduğu söyleniyor. Marketlere girerseniz bir çok markanın olduğunu göreceksiniz hatta bazı marketlerde 12 li 24 lü hediyelik paketler halinde bütün markalardan bir sepet oluşturulmuş hediyelik olarak almak isteyenler bu paketlerden alabilir.

Biraevi turlarından bir tanen satın alarak bütün biraevlerini turla gezebileceğiniz gibi kendiniz giderekte bu yerleri görebilirsiniz. Huisbrouwerij De Halve Maan, Brugse Zot Dubbel (ünlü Dubbel biraları), Brugse zot başlıca görmeniz gereken bira evlerinden en ünlüleri. Bu mekanlarda çeşit çeşit ödüllü biraların tanıda bakabilirsiniz.

Bira duvarında Belçikada yapılan bütün biraları görebilirsiniz.

 

İhracatçı nasıl yeşil pasaport alacak: Resmileşti

İHRACATÇI HANGİ ŞARTLARDA YEŞİL PASAPORT ALABİLECEK?

Son 3 takvim yılı itibarıyla yıllık ortalama ihracatı 1 milyon doların üzerinde olan mal ihracatçısı firmaların temsilcilerine, ihracat tutarlarına göre değişen sayıda hususi damgalı (yeşil) pasaport verilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

Ekonomi Bakanlığı, 15 gün içinde firmaları belirleyerek bölge müdürlükleri ile ihracatçı birliklerine bildirecek.

Bakanlar Kurulunun bugün yürürlüğe giren “İhracatçılara Hususi Damgalı Pasaport Verilmesine İlişkin Esaslar Hakkında Kararı”na göre, son 3 takvim yılı itibarıyla yıllık ortalama ihracatı 1-10 milyon ABD doları arasında (10 milyon dolar dahil) olan firmaların bir, 10 milyon dolar üzeriyle 25 milyon dolar arasında olan firmaların iki, 25 milyon dolar üzeriyle 50 milyon dolar arasında olan firmaların üç, 50 milyon dolar üzeriyle 100 milyon dolar arasındaki firmaların dört, 100 milyon dolar üzerinde olanların ise beş yetkilisine hususi damgalı pasaport verilebilecek.

Belirtilen tutarda ihracat yapan firmaların yetkililerine, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına veya affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmaması kaydıyla, iki yıl süreyle hususi damgalı pasaport verilebilecek.

“EŞ VE ÇOCUKLARA YOK”

Karar uyarınca, hususi damgalı pasaport alabilecek durumdakilerin eş ve çocuklarına yeşil pasaport verilmeyecek.

İlgili maddede belirtilen tutarda mal ihracatı yapan firmalar resmi dış ticaret istatistikleri esas alınarak Ekonomi Bakanlığınca belirlenecek ve her yılın 15 Şubat tarihine kadar Bakanlığın bölge müdürlükleri ile ihracatçı birlikleri genel sekreterliklerine bildirilecek.

Serbest bölgelerin yurtdışına satışları, söz konusu ihracat tutarlarının belirlenmesinde dikkate alınacak, ancak yurt içinden serbest bölgeye getirilerek üretim ve işleme faaliyetine tabi tutulmadan yurtdışına yapılan satışlar bu tutarın hesaplanmasında dikkate alınmayacak.

İADE SÜRESİ 15 GÜN

İhracatçı firmaların sahipleri, ortakları ve çalışanlarına hususi damgalı pasaport verilebilecek.

Firmanın sahip veya ortaklarının bir tüzel kişi olması halinde bu tüzel kişiliğin sahipleri, ortakları veya çalışanlarına da hususi damgalı pasaport verilebilecek.

Hususi damgalı pasaport müracaatı, İçişleri Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığınca müştereken belirlenen talep formu aracılığıyla yapılacak. İhracatçı birlikleri, müracaat sahibinin firma yetkilisi olduğuna ve talep formunu imzalayan firmayı temsil ve ilzama yetkili kişi/kişilerin anılan yetkiyi haiz olduklarına dair ibraz edilen belgeleri inceleyecek. İmzalanan talep formu, bölge müdürlüğünün imzasına sunulacak.

Hususi damgalı pasaport alan firma yetkilileri, hususi damgalı pasaport alabilme şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması ya da pasaportun geçerlilik süresi içinde bu şartlardan herhangi birini kaybettiği tarihi izleyen 15 gün içinde hususi damgalı pasaportlarını iade etmekle yükümlü olacak.

Takip edin

147HayranlarBeğen
307TakipçilerTakip et
13TakipçilerTakip et
0AbonelerAbone ol

Kaçırma